edebiyad Ve Sanat Akademisi
 

Üye Girişi

Duyurular
» İlave Sitemiz http://www.edebiyadvekitap.com/ hizmetinizdedir. Oraya da üye olarak yazı şiir, kitap eleştiri, özet ve incelemelerinizi paylaşabilirsiniz.

» Değerli arkadaşlarımızın kurban bayramını kutlar herkse sağlık dolu nice bayramlar dileriz.

» Değerli Arkadaşlar, Çeşitli nedenlerden dolayı yazı ekleyemediğiniz sitemiz hazır hale gelmiştir. Artık yazı ve şiirlerinizi paylaşabilirsiniz.

» Lüften Sitemize Uyduruk isimler ve Nıckler ile üye olmayınız. Bu tip üyelikler silineceğinden lütfen bizi uğraştırmayınız.

» Sitemize Üye olarak Belge Yollayabilir, Kaynak ve yazar adını kullanmak kaydıyla Yöneticilerimize başvurarak kopya alabilirisiniz

»  ESA'ya üye olmayan ve ESA ya katkıda bulunmayanların YAZI indirme talepleri karşılanmayacaktır. Emege Saygı Lütfen

» ARAMIZA YENİ KATILAN ÜYELERİMİZ:Edebî yâd ederek, edebiyat ve sanat için sağladığımız kaynaklarımız ve paylaşımlarımızla,ülkemiz kültür ve sanatı adına yola çıkan bu kervana katılmanız bizleri mutlu etmiştir. hedeflediğimiz her menzilde birlikte olabilmeyi temenni ederiz sevgilerimizle...

» ESA'nın Özgün ve Akademik Yazılarını çalan Kaynak ve Yazar adı vermeyen siteler ve şahıslara telif haklarıınca dava açılacaktır. Çaldığınız yazılarımızı silin.

Neşet Ertaş'ın Şiirleri
Anasayfa - Edebiyat - Aşık Edebiyatı Aşıklar
Genel Değerlendirme :
Yazan : Sermin Gür
27 Mayıs 2011 Cuma





Neşet Ertaş Hayatı ve Sanatçı Kişiliğ İçin Tıklayın


Bilemedim Kıymatını Kadrini
Hata Benim Günah Benim Suç Benim
Eliminen İçtim Derdin Zehrini
Hata Benim Günah Benim Suç Benim

Sana Karşı Benim Bir Sözüm Yoktur
Haklısın Sevdiğim Kararın Haktır
Garibim Derdimin Dermanı Yoktur
Hata Benim Günah Benim Suç Benim


TÜRKÜ BABANIN HAYAT DESTANI ŞİİRİ

Bin dokuzyüz otuzsekiz cihana
Kırtıllar köyünde geldin dediler
Babama Muharrem, anama Döne
Dediysen Ata’yı bildin dediler

Dizinde sızıydı anamın derdi
Tokacı saz yaptı elime verdi
Yeni bitirmiştim üç ile dördü
Baban gibi sazcı oldun dediler

O zaman babamdan öğrendim sazı
Engin gönül ile Hakk’a niyazı
O yaşımda yaktı bir ahu gözü
Mecnun gibi çölde kaldın dediler

Zalım kader devranını dönderdi
Tuttu bizi İbikli’ye gönderdi
Babam saz çalarken bana zil verdi
Oynadım meydanda köçek dediler

Anam Döne İbikli’de ölünce
Tam beş tane öksüz yetim kalınca
Beşimiz de Perişan olunca
Babamgile burdan göçek dediler

Yürüdü göçümüz Tefleğe doğru
Bu hali görenin yanıyor bağrı
Üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı
Bunlara bir ana bulun dediler

Yozgat’ın Kırıksoku Köyü’ne  vardık
Bize ana yok mu diyerek sorduk
Adı Arzu dediler bir ana bulduk
İşte bu anadır buldun dediler

En küçük kardaşı kayıp eyledik
Onun için gizli gizli ağladık
Üstelik babamı asker eyledik
Yine öksüz yetim kaldın dediler

Zalım kader tebdilimi şaşırttı
Heybe verdi dalımıza devşirtti
Yardım etti Yerköy’üne göçürttü
Biraz da burada kalın dediler

Yerköy’den Kırıkkale’ye geldik
Babam saz çalarken biz çümbüş aldık
Kırşehir’e varınca kemanı çaldık
Aferin arkadaş çaldın dediler

Yarin aşkı ile arttı hep derdim
Babamı bir yere dünür gönderdim
Başlık çok istemişler haberin aldım
İstemiyor yarin seni dediler

Kırşehir’de yedi sene kalınca
Düğün düzgün hepsi bize gelince
Burada herkese yer daralınca
Ankara’ya gider yolun dediler

Ankara’da (sünnetçi) Veysel Usta’yı buldum
Epeyce eğleştim, evinde kaldım
Yüz lirayı verip bir yatak aldım
Etti isen böyle buldun dediler

Bir ev kiraladım münasip yerde
Kaldı kavim kardaş hep Kırşehir’de
Bu aşk hançerini vurdu derinde
Çaresini bulamazsan ölün dediler

Yarin aşkı ile döndüm şaşkına
Arada içerdim yarin aşkına
Canan acımaz mı garip dostuna
Buna da içeriye alın dediler






Neşet Ertaş 1943 yılında Çiçekdağı'na bağlı eski adıyla ABDALLAR yeni adıyla GIRTILLAR köyünde doğdu. 7 kardeşi olan Neşet Ertaş ailenin 2. çocuğudur ve kardeşlerinden Halk Müziği ile ilgilenen yoktur. 5-6 yaşlarında bağlama ve keman çalmaya bağlayan Neşet Ertaş babası Muharrem Ertaş ile birlikte gittikleri düğünlerde babasına kemanla eşlik ediyordu. Geçimlerini düğünlerde aldıkları paralardan temin eden Ertaş'lar birlikte 8 yıl Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat ve köylerini gezerek bu işi sürdürdüler. Neşet Ertaş bu işlerle uğraşmaktan okula da hiç gidememiştir.

14 yaşında çalışmak için İstanbul l'a giden Neşet Ertaş'ın iş bulması kolay olmadı. Karın tokluğuna çalışacağı bir işe dahi razı olan Sanatçı bir gün Şençalar Plak adında bir şirkete gider. Şirketin sahibi olan Kadri Şençalar Neşet Ertaş'ı dinler ve çok beğenir. ''Neden Garip Garip Ötersin Bülbül'' adlı ilk plağı 1957 yılında Şençalar plak tarafından piyasaya çıkarılır. Neşet Ertaş bu arada Beyoğlu'nda da bir gazinoda sahneye çıkmaktadır.

2 yıl İstanbul'da çalışan Neşet Ertaş daha sonra Ankara’'ya gelir ve sahne hayatı burada devam eder. Ankara’' da çalıştığı gazinoda Leyla isminde bir kızla tanışır ve hemen evlenirler. İki kız bir erkek çocukları olur. Ama bu evlilik mutlu sürmemektedir. Neşet Ertaş bu arada askere gider. 1962'de İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Neşet Ertaş askerlik dönüşünde Leyla Ertaş ile süren 7 yıllık evliliğini bitirip ayrılır. Plak üzerine plak yapan Neşet Ertaş konserleriyle de bir çok şehri 6-7 defa gezdi. Beste ve plaklarıyla çok meşhur olan Neşet Ertaş her yerde aranan bir sanatçı olmuştu. Özellikle orta Anadolu düğünlerinin değişmez sanatçısıydı. Neşet Ertaş düğünlerdeki içkili sofraların sayesinde alkolün dozunu da artırmıştı. Dolayısıyla sıhhati de bozulmaya bağladı ve 1978 yılında parmakları felç oldu. Müzisyenlikten başka mesleğide olmadığı için işsiz ve parasız kaldı. Çok perişan bir hale gelen Neşet Ertaş tedavi olacak parayı dahi bulamadı. Çareyi 1979'da Almanya'da bulunan kardeşinin yanına gitmekte bulan Neşet Ertaş, tedavisini de orada yaptırdı. Eşinin yanında olan 3 çocuğunu da daha sonra yanına aldıran sanatçı mesleğine de Almanya'da tekrar başladı. Türklerin bulunduğu yerlerde gazino ve düğün salonlarında çalıp söylemeye başladı.

Kaset ve sahne çalışmalarına Almanya'da devam eden sanatçı kendisi okula gidemediğinden dolayı çocuklarının okumaları için elinden geleni yaptı. 1 Oğlu 2 Kızı olan sanatçı ; oğlunu hem üniversitede okutmakta hem de iyi bir müzisyen olarak yetiştirmektedir. Evli olan kızı da eşiyle birlikte üniversitede öğrenim görmektedirler.








ESERLERİ




Kesik Çayır Biçilir Mi

Kesik çayır biçilir mi
Soğuk sular içilir mi
Bana yardan geçti derler
Seven yardan geçilir mi

Aman desinler desinler şeker yesinler
Şu kız şu oğlana yanmış desinler

Ankara’nın tren yolu
Gahi doğru gahi eğri
Canım benim anadolu
Gideyim mi senden gayri

Suya giden yorulur mu
Su yolunda durulur mu
Gel beraber gezelim
Anan baban darılır mı


Karanfil Suyu Neyler


Albüm Adı : zülüf dökülmüş yüze

Karanfil suyu neyler gülüm
Güzel kokuyu neyler gülüm
İki baş bir yastıkta gülüm
o göz uykuyu neyler gülüm

Le le le le Leylam yar
Hergün akşam böyle yar
Kötü isem söyle yar

Karanfil deste gider gülüm
Kokusu dosta gider gülüm
Sevip de alamayan gülüm
gurbete hasta gider gülüm

Le le le le Leylam yar
Hergün akşam böyle yar
Kötü isem söyle yar

Bağa Gel Bostana Gel

Bağa gel bostana gel vay vay
Gülleri destele gel leylim leylim
Eğer baban salmazsa
Yalandan hastalan gel

Bağ ayrı bostan ayrı
Olamam dosttan ayrı
İnsanoğlu nasıl yaşar vay vay
Kalsa nefesten ayrı leylim leylim

Bağlar narsız olur mu vay vay
Gönül yarsız olur mu
Ben eyledim sen etme vay vay
Kul kusursuz olur mu
İki Büyük Nimetim Var

İki büyük nimetim var
Biri anam biri yarim
İkisine de hörmetim var
Biri anam biri yarim

Ana deyip de geçilmez
O yar anadan seçilmez
İkisine de kıymet biçilmez
Biri anam biri yarim

Birisi var etti beni
Birisi yar etti beni
İkisinin de birdir yari
Biri anam biri yarim

Yazımı Kışa Çevirdin (Leyla) 1

Yazımı kışa çevirdin
Karlar yağdı boşa Leyla'm
Viran oldu evim yurdum
Ne söylesem boşa Leyla'm

Her an gözümde perdesin
Nere baksam sen ordasın
Mevlâ'm ayrılık vermesin
Göğde uçan kuşa Leylâ'm

Yardan ayrı kalmak ölüm
Söyle ne olacak halım
Böyle kader böyle zulum
Gelir Garip başa Leyla'm

Zülüf Dökülmüş Yüze

Zülüf dökülmüş yüze
Kaşlar yakışmış göze
Usandım bu canımdan
Derdimle geze geze

Bu ellerde gez gayrı
Katip ol da yaz gayrı
Bir kazma al bir kürek
Mezarımı kaz gayrı

Gün doğdu aştı böyle
Gönüldür coştu böyle
Sen orada ben burda
Ömrümüz geçti böyle

Çiçekler Ekiliyor

Çiçekler ekiliyor güzelim haydi haydi
Bahçeye dikiliyor aman nidelim nasıl edelim
Sen orada ben burda güzelim haydi haydi
Böyle zor çekiliyor aman nidelim nasıl edelim
Gel yanıma sevdiğim bize gidelim

Bahçede gül ağacı güzelim haydi haydi
Bu ayrılık çok acı aman nidelim nasıl edelim
Sinemdeki yaranın güzelim haydi haydi
Sen olursun ilacı aman nidelim nasıl edelim
Gel yanıma sevdiğim bize gidelim

Gönül Dağı

Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
Akar can özümde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı bulunca

Sinemi yaralar yar oy
Dil gizli gizli dil gizli gizli

Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez

Gönülden gönüle gider yar oy
Yol gizli gizli yol gizli gizli

Seher vakti garip bülbül öterken
Kirpiklerin oku yar yar cana batarken
Cümle alem uykusunda yatarken

Kimseler duymadan yar oy
Gel gizli gizli gel gizli gizli

O Şirin Sözlerine

O şirin sözlerine
Hayranım gözlerine
Bakma el sözlerine
Gel yanıma gel gel

Aman eller görmesin
Sakın eller duymasın
Gel yanıma gel gel

Tomurcuk nağmelerin
Çözüver düğmelerin
Göreyim siğnelerin
Gel yanıma gel gel

Aman eller görmesin
Sakın eller duymasın
Gel yanıma gel gel

Ayva Turunç Narım Var

Ayva turunç narım var
Benim ahu zarım var
Hep derdinden ağlarım
Bir vefasız yarim var

Al almayı ver narı
Ağlarım zarı zarı
Tez günlerde gönderin
O ahu gözlü yari

Ayva turunç neyleyim
Halimi arzeyleyim
Zaten bende talih yok
Ta küçükten böyleyim

Al almayı ver narı
Ağlarım zarı zarı
Tez günlerde gönderin
O ahu gözlü yari

Aslanım Eller

Seher vakti çaldım yarin kapısın
Baktım yarin kapıları sürmeli
Boş bulmadım otağının yapısın
Çıka gelgi bir gözleri sürmeli

Aslanım eller eller
Kokuyor güller güller
Ne bilsin eller eller
Perişan halleri

Açtırdım kapıyı girdim içeri
Aklımı başımdan aldı o peri
Dedim sende buldum halis gevheri
Dedi yoh yoh bir mehenge sürmeli

Aslanım eller eller
Kokuyor güller güller
Ne bilsin eller eller
Perişan halleri

Hep gönüller muradıdır aşığın
Nöbetin bekleyen alır keşiğin
Beklemeli şu sultanın eşiğin
Günde yüzbin kere yüzler sürmeli

Aslanım eller eller
Kokuyor güller güller
Ne bilsin eller eller
Perişan halleri

Vay Vay Dünya

Bugün bana bir hal oldu
Yardan kara haber geldi
Bu haber bağrımı deldi
Bir de duydum Menom öldü

Sevdiydik birbirimizi
Açamadık sırrımızı
Babalar haldan anlamaz
Duysa öldürürdü bizi

Büyümüş gelinlik olmuş
Hasretinden rengi solmuş
Gizli dertten hastalanmış
Bir de duydum Menom ölmüş

Yalandır bu dünya yalan
Var mıdır muradın alan
Cennet yüzünü görmesin
Sevenlere mani olan

İnsanoğlu hiç mi idi
Öksüz sevmek suç mu idi
Biz de murada erseydik
Garip olmak suç mu idi

Bir Güzel Gördüm

Bir güzel kız gördüm tutmuş yolunu
Uzatmış gerdana sarmış telini
Geldi geçti bilmem kimin gelini
Sorsam öldürürler sormasam öldüm

Dön beri de güzel yüzün göreyim
Gerdanda benine yüzüm süreyim
Dedi gel yanıma haber vereyim
Varsam öldürürler varmasam öldüm

Dedi yiğit muradına erdin mi
Koynumdaki çifte narı gördün mü
Dedi aşığısan gel gir koynuma
Girsem öldürürler girmesem öldüm

Suda Balık Oynuyor

Suda balık oynuyor
Canım sana kaynıyor

Leyli leyli Türkmen kızı
Sen allar gey ben kırmızı
Yine doğdu tan yıldızı
Doğmayaydı tan yıldızı

Düştüm merhametsize
Hiç halimden bilmiyor

Leyli leyli Türkmen kızı
Sen allar gey ben kırmızı
Yine doğdu tan yıldızı
Doğmayaydı tan yıldızı

Suda balık olmadan
Gül sineler solmadan

Leyli leyli Türkmen kızı
Sen allar gey ben kırmızı
Yine doğdu tan yıldızı
Doğmayaydı tan yıldızı

Gel beraber olalım
Kıyamete kalmadan

Leyli leyli Türkmen kızı
Sen allar gey ben kırmızı
Yine doğdu tan yıldızı
Doğmayaydı tan yıldızı

Suda balık yan gider
Açma yaram kan gider

Leyli leyli Türkmen kızı
Sen allar gey ben kırmızı
Yine doğdu tan yıldızı
Doğmayaydı tan yıldızı

Açma güzel sineni
Cahilim aklım gider

Leyli leyli Türkmen kızı
Sen allar gey ben kırmızı
Yine doğdu tan yıldızı
Doğmayaydı tan yıldızı

Hapishanelerde Güneş Doğmuyor

Hapishanelerde güneş doğmuyor
Geçiyor bu ömrümde günüm dolmuyor
Eşim dostum hiç yanıma gelmiyor

Yok mu hapishane beni arayan
Bir zindanda ölem ben gardiyan

Birer birer yoklamayı yaparlar
Akşam olur kapıları kaparlar
Bitmiyor geceler olmaz sabahlar

Yok mu hapishane beni arayan
Bir zindanda ölem ben gardiyan

Anamdan doğalı garip kalmışım
Acı mapushane aha genç yaşım
Benim zindanlarda ne idi işim

Yok mu hapishane beni arayan
Bir zindanda ölem ben gardiyan

Dağlar Başı Karlı Olur

Dağlar başı karlı olur
Sevenler efkarlı olur
Beni gurbete saldın
Böyle seven yar mı olur

Ağlarım ağlarım (ah)
Ağlarım ağlarım (ah)
Kaldım bu gurbette eyvah
Kaldım bu dertle eyvah

Dağlar başı otlu olur
Sevenler umutlu olur
Sevip sevip ayrılan
En sonunda dertli olur

Ağlarım ağlarım (ah)
Ağlarım ağlarım (ah)
Kaldım bu gurbette eyvah
Kaldım bu dertle eyvah

Ela Gözlerini Sevdiğim Dilber

Ela gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Bilmem deli miyim mecnun gezerim
Sırrımı ellere veremiyorum
Derdimi ellere diyemiyorum

İnce belini tatlı dilini sevdiğim
Kırılsın kollarım duramıyorum

Helal olsun al yanaktan emdiğim
El uzatıp gonca gülün derdiğim

İnce belini tatlı dilini sevdiğim
Kırılsın kollarım duramıyorum

Al yanaktan emdicağzım azıktır
Tarama zülfünü göynüm bozuktur
Öksüzüm garibim bana yazıktır
Iradı yollarım göremiyorum

Böyle Olur Mu

Attın gurbet ellere
Düştüm böyle hallere
Bıraktın yadellere
Böyle olur mu

Dereler çağlar oldu
Gözlerim ağlar oldu
Gelmedin yıllar oldu
Böyle olur mu

Kalbimi yaktın güzel
Gurbete attın güzel
Ele bıraktın güzel
Böyle olur mu

Dereler çağlar oldu
Gözlerim ağlar oldu
Gelmedin yıllar oldu
Böyle olur mu

Tatlı Dile Güler Yüze (Doyulur Mu)

Tatlı dile güler yüze
Doyulur mu doyulur mu
Aşk ile bakışan göze
Doyulur mu doyulur mu

Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Canana kıyanlar
Hakkın kulu sayılır mı

Hem bahara hemi yaza
Yarın ettikleri naza
Yar aşkına çalan saza
Doyulur mu doyulur mu

Zülüflerin dökse yüze
Yar badeyi sunsa bize
Lebleri meyime meze
Doyulur mu doyulur mu

Garip'im geldik gitmeye
Muhabbetimiz bitmeye
Yar ile sohbet etmeye
Doyulur mu doyulur mu

Bütün Ahbaplar Ansın Adını

Bütün ahbaplar ansın adını
Anlayan alırdı onun tadını
Emmisi, dayısı, garip kadını
Döşeyin evleri Hacı geliyor
Bir garip ölümü acı geliyor

Hizmet için nice dağlar aşanı
Keskin'li bilirler Hacı Taşan'ı
Bunca hizmetleri hani, boşa mı
Açılsın meydanlar Taşan geliyor
İnsan hizmetine koşan geliyor

Var mıdır insandan daha üstünü
Bir bilirdi düşmanını dostunu
Diksinler Keskin'e onun büstünü
Açılsın meydanlar Hacı geliyor
Bir garip ölümü acı geliyor

Anam Keskinlidir, babam Kırşehir
Gönülden geldi de eyledim kahır
Saygım var insana evveli ahir
Açılsın meydanlar taşan geliyor
İnsan hizmetine koşan geliyor

Sevda Gitmiyor (Leyla Leyla)

Sevda gitmiyor serde de amanın Leyla Leyla
Düşürdün beni derde de böyle yarim böyle
Zülüflerin dökülmüşte amanın Leyla Leyla
Al yanağına perde de eyle yarim eyle

Kaşların kara kara da amanın Leyla Leyla
Gözlerin derde çare de eyle yarim eyle
Senin için yanarım da amanın Leyla Leyla
Kerem misali nara da böyle yarim böyle

Garibim böyle yarim de amanın Leyla Leyla
Merhamet eyle yarim de eyle yarim eyle
Suçum nedir bilmiyom da amanın Leyla Leyla
Ne ise söyle yarim de söyle yarim söyle

Açma Zülüflerin Yellere Karşı

Açma zülüflerin yellere karşı
Senin zülfün benim telim değil mi
Bülbül feryat eder güllere karşı
O yar benim gülüm değil mi

Sallama saçların (yar yar) sen de bulunsun
Ezrail misali (yar yar) canım alırsın
Etme bu cefayı (yar yar) kanlım olursun
Bu kul senin kulun değil mi

Halime Gız Çay Aşağı Gidiyor

Halime gız çay aşağı gidiyor
Kaşıyınan gözü gel gel ediyor
Kardaşları yanı sıra gidiyor
Usul boylarına kurban olayım

Sallanda boylarına bakayım
Gerdanına liraları takayım

Fistan giymiş etekleri göğ idi
Anan yoktu kimden aldın öğüdü
Evvel küçüğü idi şimdi büyüdü
Usul boylarına kurban olayım

Sallanda boylarına bakayım
Gerdanına liraları takayım

Gel Yanıma

O şirin sözlerine hayranım gözlerine
Bakma el sözlerine

Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel
Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel

Aman eller duymasın sakın eller görmesin
Aman eller duymasın

Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel
Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel

Cilvelice nazlıca hem sazlıca sözlüce
Yar gizlice gizlice

Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel
Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel

Aman eller duymasın sakın eller görmesin
Aman eller duymasın

Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel
Gel yanıma gel gel gel gel yanıma gel




Karanfil Ekeceğim

Karanfil ekeceğim
Boyuna bakacağım
Dayanamam bu derde
Daha mı çekeceğim

Al yanaklı gül yarim
Dilleri bülbül yarim
Pek hoşuma gidiyon
Sende bunu bil yarim

Güllere bak güllere
Kurban olam dillere
Nolur zalımın kızı
Gel sarayım bellere

Karanfil kökü suda
Ne hoş yaratmış Hüda
Elin elimde olsa
Seher vakti uykuda

Kızılırmak Can İncitme

Kızılırmak can incitme sen bugün
Mübarek günlerdir sel bayram eder
Kitabın kavlince dağlar al giymiş
Karışmış nergisi çöl bayram eder

Bülbülünen saka ötüşen kuşlar
Geçen üç aylarda hivana başlar
Eser yel eğilir dallar ağaçlar
Eğilmiş secdeye dal bayram eder

Yavru şahin bir kekliği soraklar
Dövünce çıkası göksü yelekler
Cennette huriler gökte melekler
Mahlukat sevinir kul bayram eder

Günüm gitti artık görünmez yolum
Mevlanın aşkına kıbledir yönüm
Daim ağlamaktır şu benim karım
Said ağlamakta el bayram eder

Aşkın Beni Deleyledi

Aşkın beni deleyledi
Yaktı yaktı kül eyledi
El alemi kul eyledi
Yar beni beni

Mecnunum sahra içinde
Yunusum derya içinde
Eyübüm yara içinde
Sar beni beni

Aslı'ysan Kerim'i bul
Derde derman vereni bul
Garip gibi viranı bul
Sar beni beni

Kalkın Semaha Dönelim

Ey erenler hak aşkına
Kalkın semaha dönelim
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın semaha dönelim

Dargınlık gitsin aradan
Hoşgörsün bizi yaradan
Üçer beşer bir sıradan
Kalkın semaha dönelim

O yokları var edene
Gerçek halim sır edene
Şükredelim yaradana
Kalkın semaha dönelim

Hak lokmasın yiye yiye
Biz bu deme geldik niye
Allah Allah diye diye
Kalkın semaha dönelim

Aşık olan çalsın sazı
Aysın cümlemizin özü
Hak affetsin hepimizi
Kalkın semaha dönelim

Garip'im döndüm şaşkına
Hak yardım etsin düşküne
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın semaha dönelim

Kale Kaleye Bakar (Sürmeli)

Kale kaleye bakar, ben bilmem ayrılık
Bakışların can yakar da gözleri sürmelim
Bakışların can yakar da elleri kınalım
Sen orada durukan, ben bilmem ayrılık
Başka yere kim bakar da gözleri sürmelim
Başka yere kim bakar da elleri kınalım

Hey sürmeli sürmeli, ben bilmem ayrılık
Severken sevdirmeli de elleri kınalım
Severken sevdirmeli de gözleri sürmelim

Kaleden indin imiş, ben bilmem ayrılık
Mendilin dolu yemiş de gözleri sürmelim
Mendilin dolu yemiş de elleri kınalım
Yare saldım yememiş, ben bilmem ayrılık
Gendisi gelsin demiş de gözleri sürmelim
Gendisi gelsin demiş de elleri kınalım

Hey sürmeli sürmeli, ben bilmem ayrılık
Severken sevdirmeli de gözleri sürmelim
Severken sevdirmeli de elleri kınalım

Kahveyi Kavuranlar

Kahveyi kavuranlar
Dumanın savuranlar
Cennet yüzü görmesin
Seveni ayıranlar

Vay vay vay vay
Şen olsun bağlamanın telleri vay

Kahvenin zehirleri
Doyurdu hepimizi
Girdi felek araya
Ayırdı ikimizi

Vay vay vay vay
Şen olsun bağlamanın telleri vay

Kahveyi kaynatırlar
Fincana damlatırlar
Alırlar yari elinden
Garip'i ağlatırlar

Vay vay vay vay
Şen olsun bağlamanın telleri vay

Garibin Dünyada Yüzü Gülemez

Garibin dünyada yüzü gülemez
Her zaman işleri zordur garibin
Hep sever de sevdiğini alamaz
Bülbül gibi işi zardır garibin

İnler arı gibi kendinden geçer
Her çiçek bağrına bir yara açar
Bir bina yapsa da çabucak uçar
Böyle kara bahtı vardır garibin

Garip'in yüzüne gülen bulunmaz
Gül olsa da kardeş alan bulunmaz
Garibin de derdinden bilen bulunmaz
Dünyası başına dardır garibin

Kar Yağar Kar Üstüne

Kar Yağar Kar Üstüne
Yar Sevmiş Yar Üstüme
Varsın Sevsin Neyleyim
Turp Yemiş Nar Üstüne

Aman Yarim Gez De Gel
Badeleri Söz De Gel
Sarhoşum Ben Çözemem
Düğmelerin Çöz De Gel

Şu Derenin Uzunu
Kıramadım Buzunu
Aldım Türkmen Kızını
Çekemiyom Nazım

Aman Yarim Gez De Gel
Badeleri Söz De Gel
Sarhoşum Ben Çözemem
Düğmelerin Çöz De Gel

Dinle Sana Bir Sözüm Var

Dinle sana bir sözüm var
Kimseyi hor görme gardaş
Kim nasıldır Allah bilir
Kötüleyip yerme gardaş

Tek Hakim'dir ulu gani
Bir yaratmış seni beni
Veren alır tatlı canı
Ötesini sorma gardaş

Gönül bilmeyenler çoktur
Bilmeyen de gönül yoktur
Bilmiş ol ki gönül haktır
Sakin ol ha kırma gardaş

Kerameti sende bilip
Bilmeden günahkar olup
İnsan doğup Hayvan ölüp
Cehenneme girme gardaş

Bak hayvanların halına
Gitmiş şeytanlık yoluna
Kaderin garib kuluna
Başka isim verme gardaş

Ne Yaşamış Ne Yaşar

Şu dünyada muradına ermeyen
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar
Sevdiğini sinesine sarmayan
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Gurbet elde garib olan garibim
Derdin deryasına dalan garibim
Sevdiğinden ayrı galan garibim
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Yar aşgıynan yanıp bağrı gavrulan
Genç ömrü harman olup savrulan
Sevip sevip sevdiğinden ayrılan
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Gurbet elde garib olan garibim
Derdin deryasına dalan garibim
Sevdiğinden ayrı galan garibim
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Fani Dünya

Yörü bire yalan dünya
Hiç vefanı göremedim
Geçti ömrüm Murad'ıma
Eremedim eremedim

Yıllar geçti ömür doldu
Umutlarım hayal oldu
Sevdiğimi eller aldı
Ben yanına varamadım

Eksilmez başımın karı
Gitmez ömrümün efkarı
Geçti ömrümün baharı
Bir gonca gül deremedim

Garibim irengim soldu
Gözlerime yaşlar doldu
Gönlüm bana bir dert oldu
Alan bulup veremedim

Kendim Ettim Kendim Buldum

Karadır bu bahtım kara
Sözüm kar etmiyor yara
Yaktı yüreğimi nara eyvah eyvah eyvah ey

Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah ey

Bilmez yar gönlümü bilmez
Akar gözyaşımı silmez
Bir kere yüzüme gülmez eyvah eyvah eyvah ey

Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah ey




Dağlar Dağladı Beni


Dağlar dağladı beni
Gören ağladı beni
Ayırdı zalim felek
Derde bağladı beni

Vay bana vaylar bana
Su vermez çaylar bana
Gitti yarim gelmedi
Yıl oldu aylar bana

Dağı duman olanın
Hali yaman olanın
Uyku girmez gözüne
Gönlü viran olanın

Vay bana vaylar bana
Su vermez çaylar bana
Gitti yarim gelmedi
Yıl oldu aylar bana



Köprüden Geçti Gelin


Köprüden geçti gelin
Saç bağın düştü gelin
Haldan bilmez di loy loy

Söz anlamaz ne çare
Eğil bir yol öpeyim
Gençliğim geçti gelin

Köprüden geçemiyom
Az doldur içemiyom
Haldan bilmez di loy loy

Söz anlamaz ne çare
Eğil bir yol öpeyim
Gençliğim geçti gelin






Kaşların Karasına


Kaşların karasına
Kurbanım arasına
Ancak sen melhem olun
Kalbimin yarasına
Göynümün yarasına

İnce belinden (Yarim)
Datlı dilinden (Yarim)
Bir hatıra ver bana
Zülfün telinden (Yarim)

Kaşların kara kara
Açtı bağrıma yara
Başka Doktor istemem
hekim Doktor istemem
Sensin derdime çare
Sensin kalbime çare





Sanki Sam Yelisin (Belalı Kader)


Sanki sam yelisin estin bağıma
Soldurdun bağımda gülümü kader
Düşürdün yolumu gönül dağına aman
Aşırdın dağlarda yolumu kader
Belalı kader

Yar aşkına gizli gizli ağlarken
Hasretinle ciğerimi dağlarken
Gönül sazını yar aşkına çalarken aman
Bozma düzenimi telimi kader
Belalı kader

Sanki Mecnun gibi estin çöllere
Sen düşürdün beni dilden dillere
Bıraktın garibi gurbet ellere aman
Gelip de sormadın halımı kader
Belalı kader

Al Yanak Allanıyor

Al yanak allanıyor
Aman yazması pullanıyor
O yar çıkmış karşımda
Aman dal gibi sallanıyor

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Al yanak gül gül olur
Aman sırma saç tel tel olur
Yarim çıkma dışarı
Aman seni gören del'olur

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Al yanak pembe pembe
Aman sevdan uyandı bende
Sevdan ile yanıyorum
Aman hiç insaf yok mu sende

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Al yanak gül gül olur
Aman sırma saç tel tel olur
Yarim çıkma dışarı
Aman seni gören del'olur

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Canana Doyulur Mu

Tatlı dile güler yüze
Doyulur mu doyulur mu
Aşkınan bakışan göze
Doyulur mu doyulur mu

Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Canana kıyanlar
Hakk'ın kulu sayılır mı

Zülüflerin dökse yüze
Yar badeyi sunsa bize
Lebleri meyime meze
Doyulur mu doyulur mu

Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Canana kıyanlar
Hakk'ın kulu sayılır mı

Hem bahara hemi yaza
Yarin ettikleri naza
Yar aşkına çalan saza
Doyulur mu doyulur mu

Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Canana kıyanlar
Hakk'ın kulu sayılır mı

Garibim geldik gitmeye
Muhabbetimiz bitmeye
Yarinen sohbet etmeye
Doyulur mu doyulur mu

Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Canana kıyanlar
Hakk'ın kulu sayılır mı

Neredesin Sen

Şu garip halimden bilen işveli nazlım
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
Tatlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

Ben ağlarsam ağlayan gülersem gülen
Bütün dertlerime ağlayıp gönlümü bilen
Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor
Hiç bir tabip yarama merhem olmuyor
Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen





Bahçadan Aşıyor Ayvanın Dalı


Bahçadan aşıyor ayvanın dalı
Yüzüme dokandı yazmanın alı
Gözel nedeceksin oy bu kadar malı
İşte görünüyor günyanın halı

Karadır kaşları sürmeli daim
El ele verip degmeli daim
Fırsat elde iken sarmadım yari
Beni öldürmeli dövmeli daim




Sevgidir Sevgi


Yüzün Güzelliği Özün Coşkusu
İnsanı Var Eden Sevgidir Sevgi
O Dostun Cemali Yürek Tutkusu
Gönülü Yar Eden Sevgidir Sevgi

Sevgi Dolsun Badelere İçelim
Sevgiler Ekelim Sevgi Biçelim
Sevgi Dolsun Her Nefeste İçelim
Sevgiler Ekelim Sevgi Biçelim

Sevgi Dünyasına Yalan Giremez
Sevgiyi Bilmeyen Dosta Eremez
Perdelidir Dostluk Her Can Göremez
Perdeyi Kaldıran Sevgidir Sevgi

Ne Güzel Yaratmış

Ne güzel yaratmış seni yaradan
İstemem esmesin yeller incidir
Güzelsin sevdiğim gülden goncadan
Uzanmasın sana eller incidir

Kipriklerin oktur kaşın yay gibi
Gözlerin aklımı etti zay gibi
Cemlin güneşe benzer yüzün ay gibi
Değmesin zülüfler teller incidir

Bir Garip'im düştüm gurbet illere
Aşığım ben sinendeki güllere
Korkarım adını demem ellere
Düşersin dillere diller incidir

Halimenin Aşıkları

Halimenin aşıkları
Vur zilleri çal kaşıkları

Aman Halimem yandan
Severim seni candan

Kuru fasulya kaynamaz oldu
Halime kız oynamaz oldu

Aman Halimem yandan
Severim seni candan

İki tabak birde kaşık
İşlerimiz hep dolaşık

Aman Halimem yandan
Severim seni candan

Hata Benim Günah Benim

Bilemedim kıymetini kadrini
Hata benim günah benim suç benim
Elim ile içtim derdin zehrini
Hata benim günah benim suç benim

Bir günden bir güne sormadım seni
Körümüş gözlerim görmedim seni
Boşa Mecnun eylemişim ben beni
Hata benim günah benim suç benim

Bilirim suçluyum kendi özümden
Gel desen gelirdim senin izinden
Her ne çekti isen benim yüzümden
Hata benim günah benim suç benim

Sana karşı benim bir sözüm yoktur
Haklısın sevdiğim kararın haktır
Garip'in derdinin dermanı yoktur
Hata benim günah benim suç benim

Mevlana (Yok Değilsin)

Bu dünyada yok değilsin
Varsın Mevlana Mevlana
Sen cümlemizin gönlüne
Yarsın Mevlana Mevlana

Gerçekler dünyada ölmez
Her ermiş Mevlana olmaz
Mevlana Mevlana
Can gözü görmiyen bilmez
Sırsın Mevlana Mevlana

Her gönüle bir eşsin sen
Galpde yanan bir aşksın sen
Mevlana Mevlana
Gönlümüze güneşsin sen
Nursun Mevlana Mevlana

Ceylan (Sensin Bu Dağların Meralı)

Terk edeli ceylan şu bizim dağı
Ne laleler açtı ne sümbül bitti
Bozuk viran oldu gönlümün bağı
Ne güller açıldı ne bülbül öttü
Yaralı ceylanım kimler incitti
Yaralı yaralı yaralı ceylanım
Sensin bu dağların meralı ceylan

Bilirim bir bahtı garalı ceylan
Avcılar atıp da vuralı ceylan
Avcılar elinde yaralı ceylan
Al guzunu ceylan gel bizim dağa
Sensin güneş gözlüm gül bizim bağa
Yaralı yaralı yaralı ceylanim
Sensin bu dağların meralı ceylan

Zalim avcılara ben ne söleyim
Herkesi kendine haval eyleyim
Sen olmazsan bu dağları neyleyim
Çekilme ceylanım gel bu garipden
Bir emanetim var al bu garipden
Yaralı yaralı yaralı ceylan
Sensin bu gönlümün meralı ceylan
Yaralı yaralı yaralı ceylanım
Sensin bu dağların meralı ceylan

Su Gelir Millendirir

Su gelir millendirir aman
Çayırı çillendirir
Senin şu bakışların
Ahrazı dillendirir

Gitme uzak yollarına
Gurban olduğum
Datlı söyler dillerine
Hayran olduğum

Su gelir daşa değer aman
Kiprikler kaşa değer
Merak etme sevdiğim
Bir gün baş başa değer aman

Hele Bakın Şu Feleğin İşine

Hele bakın şu feleğin işine
Ne çileler vermiş kulun başına
Mecnun'u Leyla'ya hasiret etmiş
Kerem yanmış Aslı Hanın aşkına

Eyüp dert elinden ne hale gelmiş
Hüseyin aşkına başını vermiş
Ferhat Şirin için dağları delmiş
Nesimi yüzülmüş yarin aşkına

Kimi dert elinden ömrün bitirmiş
Kimi bahçesinde güller yetirmiş
Garip dert elinden yolun yitirmiş
Çark-ı devran döner birin aşkına

Zorumuş Meğer

Derde düştüm dermanını aradım
Derdimin dermanı yarimiş meğer
Yari arar iken yarden ıradım
Yardan ayrı kalmak zorumuş meğer

Turap olup yare varayım dedim
Ayağına yüzüm sürüyüm dedim
O yarin sırrına ereyım dedim
Arifler keşfeder sırımış meğer

Gurbet ellerinde garip olanın
Yarin aşkıyınan derde dalanın
Yanılıp ta yarden ayrı kalanın
Her günü her anı zar imiş meğer

Evvelim Sen Oldun

Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden kırıldığına
Gidip başka dala sarıldığına
Gönül inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahırım sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Garip'im can yakıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin


kaynak:
  • http://www.iskenderiye.com/turku_sozleri/owner.asp?sirano=1733&offset=0
  • http://www.msxlabs.org/forum/muzik-tr/9447-neset-ertas-neset-ertas-kimdir-neset-ertas-hakkinda.html
  • http://www.turkuler.com/ozan/NESET.asp

İLGİLİ LİNKLER

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 




 
       Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.
Bu Edebiyat Türüne Yapılan Yorumlar
Bu edebiyat türüne henüz yorum yapılamış...
Yazıya Edebiyat Türüne Yorum Yaz
Yorum yazmak için üye girişi yapınız...