edebiyad Ve Sanat Akademisi
 

Üye Girişi

Duyurular
» Değerli Arkadaşlar! Uzun zamandır, üzerinde çalışılan Sitemizin yeni tasarımı TAM TEŞEKKÜLLÜ OLMASA DA karşınıza çıkabilecek hale gelmek üzeredir. Yönetim, paylaşım ve özellikleri bakımından daha işlevsel olacağını umduğumuz Yeni tasarım ile sizlere daha kaliteli bir hizmet verebilmek için daha atak olabileceğimizi ümit ediyoruz. Veri tabanının taşınması için TÜM ÜYELERİMİİZN BEŞ GÜN BOYUNCA ŞİİR VE YAZI EKLEMEMESİ GEREKMEKTEDİR. Bu yüzden beş gün boyunca sitemizin yazı ve şiir ekleme özelliği kapanmış olacaktır. Yeni tasarımla birlikte her şey yeniden açılacak tüm üyelerimiz Yazı ve şiirlerini yeniden paylaşabileceklerdir. Sevgilerimizle… Şahamettin Kuzucular

» Lüften Sitemize Uyduruk isimler ve Nıckler ile üye olmayınız. Bu tip üyelikler silineceğinden lütfen bizi uğraştırmayınız.

» Sitemize Üye olarak Belge Yollayabilir, Kaynak ve yazar adını kullanmak kaydıyla Yöneticilerimize başvurarak kopya alabilirisiniz

»  ESA'ya üye olmayan ve ESA ya katkıda bulunmayanların YAZI indirme talepleri karşılanmayacaktır. Emege Saygı Lütfen

» ARAMIZA YENİ KATILAN ÜYELERİMİZ:Edebî yâd ederek, edebiyat ve sanat için sağladığımız kaynaklarımız ve paylaşımlarımızla,ülkemiz kültür ve sanatı adına yola çıkan bu kervana katılmanız bizleri mutlu etmiştir. hedeflediğimiz her menzilde birlikte olabilmeyi temenni ederiz sevgilerimizle...

» ESA'nın Özgün ve Akademik Yazılarını çalan Kaynak ve Yazar adı vermeyen siteler ve şahıslara telif haklarıınca dava açılacaktır. Çaldığınız yazılarımızı silin.

Murat Çobanoğlu Hayatı ve Edebi Kişiliği
Anasayfa - Edebiyat - Aşık Edebiyatı Aşıklar
Yazan : Sermin Gür
27 Mayıs 2011 Cuma



 Murat Çobanoğlu'nun Şiirler İçin Tıklayın 


Sevdiğim yar bana göndermiş name 
Rüzgar dokunmamış dal ister benden 
Bir lezzet olmasın onun tadında 
Hiç arı görmemiş bal ister benden 

Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem 
Kışın çok ararım yaz bulabilmem
İnsanlarda doğru söz bulabilmem 
Yalan söylemeyen dil ister benden



( D. 1940, Koçköy- Kars-Ö. 26 Mart 2005, Ankara)

Murat Çobanoğlu 1940'ta  Kars'ın Kars’ın Kaleiçi, ( İstasyon)  mahallesinde doğmuş olan âşık ve halk hikâyesi anlatıcısıdır. Nufus kayıtlarına göre 1940 doğumludur. Fakat aşık 14 yaşındayken şiire başladığını on dört yaşındayken bade içtiğini ve 1951 yılında türküler söylemeye başladığını defalarca dile getirmiştir. Şu halde şairin doğum tarihi 1937 yılı olmalıdır. Büyük ihtimalle nufusa üç yıl sonra geçirilmiş olduğundan nüfustaki doğumu 1940 gösterilmektedir.

Kars merkezde doğan şair Kars merkezindeki Kaleiçi mahallesinde doğup İstasyon mahallesinde yaşamış olsa bile dedesinin mezarının bulunduğu Koç Köyü’nü kendi köyü olarak kabul etmektedir. [1]

Şairin aslı yörede Terekeme olarak adlandırılan Karapapak Türkleridir. Karapapaklar Rus ihtilainden Kafkaslar ve Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelen bir Türk topluluğudur. Murat Çobanoğlu ‘nun baba tarafı Çobanlar denilen bir sülaledir. [2]Çobanoğlu’nun annesi Lala (La'li) hanımdır.  Şairin babası ise Âşık Şenlik'in çıraklarından biri âşık olan ve yörenin tanınmış halk ozanlarından Âşık Gülistan'dır. Babası Aşık Gülistan’dır. Dedesi  Arpaçay'ın Koçköyü’nden olup 1920'de Kars'a yerleşmiştir.[3]

Çobanoğlu’nun âşık olmasında babası Aşık Gülistan’ın çok büyük bir rolü vardır. Babası Âşık Gülistan aynı zamanda onun akranı ve yakın arkadaşı olan Şeref Taşlıova ‘’nn da ustasıdır.[4] Kars’ta ilkokulunu da bitirir.

İlk bağlama derslerini Çıldırlı Şenlik’in çırağı olan babası, yörenin usta Âşıklarından Aşık Gülistan Çobanlar’dan alır.

 Âşıklık geleneğini babasından öğrenmiş ve babasının çıraklığını yaparak Âşık Şenlik Âşıklık kolu dairesinde yetişen bir halk ozanı olmuştur.  Babasının eli altında yetişen Murat Çobanoğlu’14 yaşlarında türkü söylemeye başlar. Çobanoğlu, kendi şiirlerinin yanı sıra usta malı eserleri de söyleyen Serencam adı verilen türkülü hikâyeler de anlatan, usta malı türküler de okuyan başarılı bir ozandır.

İlk eşinin erken ölümü dolayısıyla ilk eşinden olan oğlunu büyütüp yetiştirdi. İlkokul mezunu olan  Âşık  ikinci bir defa daha evlenmiş ikinci eşinden de dört çocuğu olmuştur. [5]

Saz çalmaya ve  ŞİİR söylemeye 1951 'de gördüğü bir bir rüyada BADE içtikten sonra başlamış olduğunu söylemektedir. Şair bu olayı şu şekilde anlatmıştır: "Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya. Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, âşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım."[6]

Bade içme anının konu edinen bir şiirinin son dörtlüğü şu şekilde biter.

Murat Çobanoğlu sır oldu beyan,
Üç beş ayetinden okuttu Kur’an,
Aşk badesi verdi bilmedim o an,
Uyanır uyanmaz cihanı gördüm

Bu rüya üzerine badeli aşıklar kervanına katılan Murat Çobanoğlu  ilk ergenlik dönemi ile aşıklık deryasına dalmış olur.  Murat Çobanoğlu 1966 yılından başlayarak sürekli olarak Konya  Âşıklar Bayramına katılmaya başlar. 1967 yılından sonra bu bayrama sürekli olarak yakın arkadaşı olan Şeref Taşlıova ile birlikte katılacak ve her yıl bu bayramda olacaklardır. Konya aşıklar bayramında her iki birlikte de sahneye çıkacaklar atışmalar okuyacaklar ve Serencamlar da sunacaklardır. Bu bayramlara katıldıktan sonra şöret kazanmaya başlar. 1970 yılına kadar şöhreti Almanya’ya kadar ulaşmış, Kiziroğlu Mustafa bey türküsü ve serencamı ie şöhret bulmuştur. Avrupa’daki vatandaşlarımızın da ilgisi ile 1970 yılından başlayarak yurt dışında birçok ülkede programlar yapmaya başlamıştır.

1971 yılında resmi görevlendirilme ile devlet sanat elçisi olarak Almanya ‘ya gider. Dönüşte 1971 yılında Çobanoğlu âşıklar kahvehanesini işletmeye açar. Bu kahvehanenin İşletmesini üstlenir ve gibi bu kahvehane Kars Âşıklık geleneği için çok uzun zaman hizmet veren bir âşıklık okulu vazifesi yapacaktır. Bu kahvehane çoğu geceler ve Ramazan aylarında âşıkların toplandığı saz çaldığı programlar, atışmalar düzenledikleri âşıklık okulu haline gelecektir


Artık yurt içinde ve yurt dışında yapılan her tür aşıkılık programların katılması için davetler alıyor, pek çoğunda arkadaşı Şeref Taşlıova ile birlikte katılıyordu. Artvin, Konya , Erzurum ve Mut'ta yapılan yarışmalarda dereceler alıyor Özellikle atışma ve serencam dalında başarı gösteriyordu.  Radyolarda ve televizyonlarda -değişik konularda- söyleşi ve programların müdavimi haline gelmişti.

1972 yılında müzik-sen vakfı tarafından yılın ozanı seçildi. Aşılık dalında gösterdiği başarı sonucunda iki kez altın plak kazandı.

Japon NHK Televizyonunun hazırladığı İpek Yolu ve Tarihin Altın İzleri belgeselinde Şeref Taşlıova ile birlikte görev aldı.[7] Almanya’da ZDF, ATT ve kanal Avrupa televizyonlarında ve WDR radyosunda; İngiltere’de BBC Radyosundaki programlara arkadaşı Şeref Taşlıova ile birlikte katıldı. [8]

 

Yurt içinde ve dışında düzenlenen pek çok şenliklere katıldı. Âşıklık Geleneğinin bir parçası olan Türkülü hikâyeler anlatma konusunda da başarılı örnekler veren Çobanoğlu, kendi TÜRKÜLERİnin yanı sıra usta malı  Türküleri de söylemeyi biliyordu.



Türkiye’nin her yerinde tanınan bir aşık haline gelen Çobanoğlu yıllarca radyo programları yaptı.  Âşık Edebiyatı ve Âşıklık Geleneği üzerine çeşitli seminerler verdi. Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Türkiye dışında, Avrupa’dan İran’a dek birçok ülkede konserler verdi, yarışmalara katıldı. Azeri âşıklardan Aşık Elesker ve Gaşem’le karşılaştı. 1971 yılında Kars’ta açtığı, özellikle usta-çırak ilişkinden her alanda ÂŞIKLIK GELENEĞİnin sürdürülmesinde katkısı anlamında bir okul niteliğinde olan Çobanoğlu Halk Ozanları Kahvesini yörenin âşıklar merkezine dönüştürdü.

1987 yılında Almanya Meral Belediye Başkanlığı tarafından davet Almanya’ya davet edildi. UNESCO ‘nun düzenlendiği programlarda görevler aldı. 1989 yılında İngiltere de düzenlenen uluslar arası hikâye anlatma festivaline katıldı. 15 Aralık 1990 yılında Kültür Bakanlığı Sivas Devlet Türk halk müziği korosu sanatçısı olarak göreve başladı.

1996 yılında İngiltere de düzenlenen uluslar arası hikâye anlatma festivaline katıldı. 1996 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ki programlara katıldı. 1996 yılında Singapur da Nasreddin Hoca sempozyumuna katıldı. 1998 yılında Erzurum Atatürk üniversitesi öğretim üyesi Ali Kafkasyalı tarafından Âşık Murat Çobanoğlu’nun hayatı – sanatı ve eserleri isimli kitabı basıldı. 2000 yılında Türk dünyası yazarlar ve sanatçılar vakfı tarafından  Türk Dünyası hizmet ödülü aldı[9]

Radyo ve televizyonlarda, âşıklık geleneğiyle ilgili programlar sunan ozanımızın yurt içinde ve yurt dışında çıkmış olan kırkın üstünde kaseti olmuştur. Katıldığı programlara ait teşekkür, takdir ve onur belgeleri r madalya, plaket, şilt sayısı iki yüz civarındadır. [10] Kısa adı MESAM olan Türkiye Musiki Eserleri Meslek Birliği’nin iki dönem Denetleme Kurulu Üyeliği görevine seçilmiş Şeref Taşlıova ile birlikte bu kurumda yıllarca bu görevde kalmış, Şeref Taşlıova’nın bu kuruma başkan seçilmesinde aktif rol almıştır. Murat Çobanoğlu hakkında yapılmış lisans ve yüksek lisans tezleri mevcuttur.

Akciğer rahatsızlığı teşhisiyle tedavi gördüğü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, 26 Mart 2005 tarihinde vefat etmiş naaşı getirilerek memleketi Kars’ta toprağa verilmiştir. Ölümünden birkaç ay sonra Kars’a heykelleri dikilmiş  Kars Belediyesi her yıl 6-7-8 Mayıs tarihlerinde anısına Murat Çobanoğlu Âşıklar Bayramı düzenlemeye başlamıştır.




Murat Çobanoğlu - Aşık Şenlik- Şeref Taşlıova - Kars


EDEBİ KİŞİLİĞİ

Murat Çobanoğlu Âşık Şenlik âşıklık ekolüne mensuptur ve âşıklık kolu ve geleneği içinde yetişmiştir. Babası ve ustası olan Âşık Gülistan Âşık Şenlik’in çırağıdır. Yetiştiği kültür dairesi olan Terekemeler hikâye anlatma geleneğinde ustalaşmış bu kültüre çok öenme veren bir kültür ortamıdır. Bu bakımdan Hikâye anlatma geleneğinin canlı kaldığı bir ortamda yetişmiş pek çok halk hikayesi dinleyerek büyümüştür. Bu bakımdan Murat Çobanoğlu yöre de Serencam adı verilen Türkülü kısa hikâyeler anlatma konusunda oldukça ustalaşan bir âşık olmuştur.

Edebiyatımızda en son halk hikâye anlatıcısı ozanların yetiştiği, hikâye tasnif etme özelliğinin çok yoğun olduğu bu yörede ve kültür şubesinde yetişen ozanımız hikâyecilik alanında, Saraç İbrahim, Hamit Han ile Melek Sultan, Ahmet ile Mehmet, Cünun ile Dertli Sultan gibi 12 hikâye tasnif etmiştir.[11][12]

Türkülü kısa halk hikâyeleri söylemekte ustalaşmıştır. Şiirlerinde ve aksanındaa Terekeme ağzının özellikleri bulunmaktadır. Daha ziyade usta malı söyleyen kendi şiirleri ve deyişleri de olan bir şairdir. Şiirlerinde , sosyal eleştiri,  toplumsal hiciv, nasihat, doğa, sosyal konular, vatan sevgisi, taşlamalar, mertlik ve doğruluk önemli öğeler olarak karşımıza çıkar. Kiziroğlu türküsünü tüm Türkiye’ye tanıtmış olan sanatçı televizyon programlarında Karapapak ağzıyla söylediği türküleri ve türkülü hikâyeleri ile dikkatleri çekmiştir.  

Murat Çobanoğlu ilk yıllarda farklı mahlaslar kullanmıştır.1965'e kadar Devrani, 1967'ye kadar Yanani, ondan sonra da Çobanoğlu takma adını kullanmaya başlamış ve bunda karar kılmıştır.  En verimli dönemi olan 1968-1987 yılları arasında yirmiye yakın plak ve kaset çıkarmıştır. Ödül olarak aldığı  2 tane de altın plağı bulunmaktadır.

Murat Çobanoğlu’nun şiirleri Çağrı, Karseli, Türk Kültürü, Türk Edebiyatı, Türk Folklor Araştırmaları, Çoruh gibi dergilerde yayımlanmış, bu türküleri Ali Kafkasyalı tarafından tespit edilerek adı geçen eserinde toplanmıştır.


ALBÜMLERİ

1 - Ahmet İle Mehmet'In Öyküsü - 1.Kısım (2000)
2 - Ahmet İle Mehmet'İn Öyküsü - 2.Kısım (2000)
3 - Aşık Reyhani Atışması (2000)
4 - Aşık Reyhani Atışması - 2 (2000)
5 - Bağışla Beni (2002)
6 - Biri Ana Biri Baba (2000) 
7 - Bu Can Yaralı 82000)
8 - Cunun İle Dertli Sultan Hikayesi 1 (2002) 
9 - Cunun İle Dertli Sultan Hikayesi 2 (2002) 
10 - Erir Gider (2002) 
11 - İlhami Demir Atışması (2001)
12 - Kiziroğlu Mustafa Bey (2000) 
13 - Nuri Çırağı Atışması (2000) 
14 - Rüstem Alyansoğlu Atışması (2001)
15 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 1 (2002)
16 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 2 (2002) 
17 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 3 (2002) 
18 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 4 (2002) 
19 - Şeref Taşlıova Atışması - 1 (2001) 
20 - Şeref Taşlıova Atışması - 2 (2001) 
21 - Şeref Taşlıova Atışması - 3 (2000) 
22 - Yollar Kocalır (2000) 




kaynakça


  • [1] Tacettin Durmuş,Murat Çobanoğlu Mezarı Başında Anılmadı,siyasalbirikimcom.tr/,son erişim,21-11-2012
  • [2] Doç. Dr.Ali Kafkasyalı, Aşık Murat Çobanoğlu, Hayatı-Sanatı-Eserleri,Tasarım Yay., Ankara -1998
  • [3]Uğur AĞDAŞ, Murat Çobanoğlu, kafkasfm.blogspot.com/2011/05/ murat-cobanoglu-, son erişim,21-11-2012
  • [4] Sermin Gür, Şeref Taşlıova , Şiirleri Hayatı Edebi kişiliği, edebiyadvesanatakademisi.com
  • [5] Doç. Dr.Ali Kafkasyalı, Aşık Murat Çobanoğlu, Hayatı-Sanatı-Eserleri,Tasarım Yay., Ankara -1998
  • [6] Uğur AĞDAŞ,agy.
  • [7] Sermin Gür, Şeref Taşlıova , Şiirleri Hayatı Edebi kişiliği, edebiyadvesanatakademisi.com
  • [8] Tacettin Durmuş,Murat Çobanoğlu Mezarı Başında Anılmadı,siyasalbirikimcom.tr/,son erişim,21-11-2012
  • [9] Tacettin Durmuş,Murat Çobanoğlu Mezarı Başında Anılmadı,siyasalbirikimcom.tr/,son erişim,21-11-2012
  • [10] Tacettin Durmuş, agy.
  • [11] Tacettin Durmuş,Murat Çobanoğlu Mezarı Başında Anılmadı,siyasalbirikimcom.tr/,son erişim,21-11-2012
  • [12] Doç. Dr.Ali Kafkasyalı, Aşık Murat Çobanoğlu, Hayatı-Sanatı-Eserleri,Tasarım Yay., Ankara -1998




Atatürk Anıtı - Kars
 


OĞUL

Nasihat edeyim dinle sözümü,
Lisanına leke gelmesin oğul,
Sakın kötü bakma el namusuna,
Vicdanına leke gelmesin oğul.

İçinde gizli sırrın da gider,
En sevdiğin sadık yarin de gider,
El kiridir derler varın da gider,
İmanına leke gelmesin oğul.

Yaradan’ın varı dünyayı süsler,
Darda kalan söyle, kimleri sesler?
Dua et Mevla’ya susmasın sesler,
Ezana leke gelmesin oğul.

Dikkat eyle kayıp etme şansını,
Şehitlerim döktü ona kanını,
Esirgeme kurban eyle canını,
Vatanına leke gelmesin oğul.

Çobanoğlu der ki Hak’tır Yaradan,
Veren de O, alan da o Yaradan,
Bizim için indirmiştir Yaradan,
Kur’an’ına leke gelmesin oğul





İLGİLİ LİNKLER

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 




 
       Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.
Bu Edebiyat Türüne Yapılan Yorumlar
Bu edebiyat türüne henüz yorum yapılamış...
Yazıya Edebiyat Türüne Yorum Yaz
Yorum yazmak için üye girişi yapınız...