edebiyad Ve Sanat Akademisi
 

Üye Girişi

Duyurular
» Lüften Sitemize Uyduruk isimler ve Nıckler ile üye olmayınız. Bu tip üyelikler silineceğinden lütfen bizi uğraştırmayınız.

» Sitemize Üye olarak Belge Yollayabilir, Kaynak ve yazar adını kullanmak kaydıyla Yöneticilerimize başvurarak kopya alabilirisiniz

»  ESA'ya üye olmayan ve ESA ya katkıda bulunmayanların YAZI indirme talepleri karşılanmayacaktır. Emege Saygı Lütfen

» ARAMIZA YENİ KATILAN ÜYELERİMİZ:Edebî yâd ederek, edebiyat ve sanat için sağladığımız kaynaklarımız ve paylaşımlarımızla,ülkemiz kültür ve sanatı adına yola çıkan bu kervana katılmanız bizleri mutlu etmiştir. hedeflediğimiz her menzilde birlikte olabilmeyi temenni ederiz sevgilerimizle...

» ESA'nın Özgün ve Akademik Yazılarını çalan Kaynak ve Yazar adı vermeyen siteler ve şahıslara telif haklarıınca dava açılacaktır. Çaldığınız yazılarımızı silin.

FECR-İ ATİ EDEBİYATINDA ÖYKÜ VE ROMAN VE TİYATRO
Anasayfa - Edebiyat - Servet-i Fünun , Fecr-i Ati
Genel Değerlendirme :
Yazan :ESA
30 Haziran 2011 Perşembe



FECR-İ ATİ EDEBİYATINDA ÖYKÜ VE ROMAN VE TİYATRO

Fecr-i Ati yazarları dil konusunda Servet-i Fünun çizgisini izledikleri için öykü ve romanda pek başarılı olamamışlardır. Bunların çoğu dil ve üslupta yapmacıklığa düşmüşlerdir. Bu dönem sanatçılarından Yakup Kadri ve Refik Halit, topluluktan ayrılarak Milli edebiyat akımının ilkelerini benimsemiştir. Öykü ve roman yazarı olarak eser veren Cemil Süleyman ve izzet Melih’in eserleri ise teknik ve içerik olarak oldukça zayıftır. Bu yazarların eserlerinde Realizm ve Naturalizmin etkisi görülür.

Hikâye ve roman. Fecr-i Âti döneminin hikâye ve romanı dil ve anlatım bakımından da, iç ve dış yapı bakımından da edebiyatı cedide özelliklerini devam ettirdi. Fecri ati sanatçılarından Yakup Kadri, Refik Halit gibi hikâye ve roman yazarları gerçek kişiliklerini millî edebiyat akımı içinde gösterdiler. Fecr-i Atinin asıl romancı ve hikâyecileri Cemil Süleyman ile İzzet Melih’tir. Mehmet Rauf’un kuvvetli etkisi altında bulunan Cemil Süleyman’ın Siyah Gözler (1910) romanı dul bir kadının psikolojik tahlilini yerli hayata ait canlı sahnelerle birlikte verir. Bu yazarın hikâyelerinde (Timsal-ı Aşk (1910)); Ülke (1912) basit halk tiplerinin canlandırılmış olması dikkati çeker. Tezat (1912) romanının yazarı olan İzzet Melih, romantik aşkları yapmacıklı ve özentili bir şekilde anlatmıştır.

Tiyatro. Abdülhamid II devrinde tamamıyla durmuş ve yerini tulûat oyunlarına bırakmış olan tiyatro çalışmaları Fecr-i Âti akımının meydana geldiği yıllarda hareketli bir döneme girdi.

Fecr-i Âti yazarlarından Sahabeddin Süleyman, Tahsin Nahid, Celâl Sahir, Müfit Ratib gibi yazarlar tiyatro ile yakından ilgilendiler. Oyunları teknik bakımından zayıf bulunan ve genellikle aşk acılarını ele alan (Fırtına (1910); Burgu (1910) Şahabeddin Süleyman’ın kadınlar arasındaki cinsel ilişkileri konu edinen Çıkmaz Sokak (1911) adlı eseri geniş tepkilere yolaçtı. Tahsin Nehid, Ruhsar Nevvare ile birlikte Jön Türk (1909), Şahabeddin Süleyman ile birlikte Kösem Sultan (1912) oyunlarını yazdı. Oyunlarının teknik bakımdan başarısıyla dikkati çeken Müfid Ratib, Henry Bernstein’den bazı adapteler de yaptı.

Edebiyat tarihi ve tenkit. Fecr-i Âti yazarları, meydana getirdikleri edebiyat hareketini tanıtmak ve savunmak için genellikle polemik niteliğinde tenkit yazıları yazdılar. Bu dönemde fecriaticilerin Edebiyatı cedideyi tenkidi, Genç Kalemler’in millî edebiyatı savunması dolayısıyle doğan tartışmalar dikkati çekti. Hemen hemen bütün fecriati yazarları, tenkit yazılarıyle tartışmalara katıldı. Fakat tenkit türünün asıl temsilcileri Şahabeddin Süleyman, Köprülüzade Mehmed Fuad, edebiyat tarihi alanındaki çalışmalarıyle de tanındı. Fecr-i Âti dönemi yıllarında Şahabeddin Süleyman’ın Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye’si (1912), köprülüzade Mehmed Fuad’ın Hayat-ı Fikriye (1909) adlı inceleme kitabı yayımlandı. Müfid Ratıb özellikle tiyatro tenkitleri yazdrı. (Bibliyo.)

Refik Halit Karay (1888-1965): Fecr-i Âtî’den sonra Millî edebiyat hareketine katılmıştır. Eserlerini de bağımsız bir şahsiyet olarak vermiştir. Edebî hayatı köşe yazarlığı ile başlamıştır. Sonra da sırayla hikâyeciliği ve romancılığı gelir. İlk yazılarında günlük hayatı ele almış, sosyal hayattaki çarpıklıkları, zekî ve nükteli bir üslûpla dile getirmiştir. Hayatın gülünç yanlarını karikatürize etmiştir. Sade ve temiz bir dille yazdığı Memleket Hikâyeleri’nde Anadolu insanının hayatını bütün canlılığı ile yansıtmıştır. Gözlem yeteneğinin üstünlüğü dikkat çeker. Eserlerinde kişilerin ruh tahlillerine fazla değinmez.İnsanların dürüst olmayan, kurnazlık ve menfaatçilikle ilgili yönlerini ortaya kor. Bunu mizah ve eleştiri ile yapar. Hiciv, eserlerinde önemli bir unsurdur. Şahısları kendi sosyal çevreleri ile birlikte anlatır. Konuşma dilinin bütün canlılığını ve tabiiliğini ortaya kor.

Romanları: İstanbul’un İç Yüzü, Çete, Sürgün, Nilgün, Bugünün Saraylısı, Kadınlar Tekkesi, Anahtar

Hikâyeleri: Memlekete Hikâyeleri, Gurbet Hikâyeleri (Hatay’da sürgünde yazdığı eseridir).

Hiciv ve Mizah Yazıları: Kirpinin Dedikleri, Deli, Sakın Aldanma İnanma Kanma, Tanıdıklarım.

 



İlgili Sayfalar

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


 

 

 
       Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.
Bu Edebiyat Türüne Yapılan Yorumlar
Bu edebiyat türüne henüz yorum yapılamış...
Yazıya Edebiyat Türüne Yorum Yaz
Yorum yazmak için üye girişi yapınız...