Duyurular
» 

» 

» Eski Esa Üyelerine Eski Esa'ya ve yazılarınıza bu linkten ulaşabilirsiniz http://www.bakiyorum.net/ ten şiirlerinizi de bulabileceksiniz

» ESA ÜYELERİNE SİNEMA DİZİ FİLM SENARYO DERSLERİ BAŞLIYOR

»  SENARYO DERSLERİMİZ DEVAM EDİYOR!!! http://www.edebiyadvesanatakademisi.com

FaceBook
Sabahattin Ali, Hayatı ve Edebi Yönü
Anasayfa - Edebiyat - Cumhuriyet Dönemi Yazarları
Yazan : Şahamettin Kuzucular
02 Şubat 2012 Perşembe

Sabahattin Ali

(d. 25 Şubat, 1907 - ö. 2 Nisan, 1948) Şair ve yazar.



Hayatı

(1906–1948) 25 Şubat 1907 tarihinde, Edirne'nin Gümülcine kazası Egridere köyünde dünyaya gelmiştir. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'dir. Babasının sık sık görev yerlerinin dolayısıyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır (1921) Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir.

 İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). İlk yazıları Balıkesir’de Irmak dergisinde çıktı (1925/26). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 – 1930). Almanya’da Postdam ve Berlin’de öğrenim görüp Yurda döndükten sonra Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. .[1] Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır.

Konya'da bulunduğu sırada, Türkiye Komünist Partisi ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle tutuklanmıştı. .[6] Fakat üç ay sonra beraat etti.   Görevine döndükten bir süre sonra 1932’de, biri (Cemal Kutay olduğu söylendi) ‘Gazi’ye hakaret eden bir şiiri dost meclisinde birden çok kez okuduğunu’ ihbar etmişti. Yeniden tutuklandı. Hâlbuki iki yıl önce yazdığı ‘Memleketten Haber’, bir zamanlar Sivas’ta yaşanmış bir Bektaşi olayını anlatan şiirin sözcüklerinin değiştirilmesiyle oluşturulmuş bir şiirdi ve içinde Mustafa Kemal adı geçmiyordu.[6] (1932)bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmıştır. Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur. (1933).

Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1937’de kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Aynı yıl içinde yedek subay göreviyle askerliğini yapmış, 1940 yılında tekrar askere alınmıştır ve askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 2.defa askerden dönen Sabahattin Ali, Ankara Devlet Konservatuarında dramaturgluk yapmıştır.  Askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 – 1945). .[2]

"İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 – 1947).

Aziz Nesin’le birlikte yayınladıkları Marko Paşa adlı mizah dergisi, kısa sürede 100 bin tiraja ulaşınca iktidarın paçaları tutuştu. Sıkıyönetim makamları tarafından defalarca toplatılan, en sonunda kapatılan derginin yerine çıkardığı Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa, Mazlum Paşa, Yedi Sekiz (Hasan) Paşa, Öküz Mehmet Paşa, Ali Baba gibi dergilerle muhalefete devam eden Sabahattin Ali, 1947’de kesinleşmiş bir cezasını çekmek için hapse girdi ve üç ay yattı. Aynı yıl Sırça Köşk adlı hikâye kitabı. Bakanlar Kurulu’nca toplatıldı. Arkasında gizli polisin ayak sesleri, sağcı basının saldırıları, derken, 1948'de Mehmet Ali Aybar'ın çıkardığı Zincirli Hürriyet’teki bir yazısından dolayı başlatılan kovuşturma sonrasında pes etti ve matbaa makinelerini satarak kamyon nakliyeciliğine başladı. .[6]

Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır.Bu dergilerdeki yazılarında, yayın yoluyla yönetime ve İsmet İnönü'ye hakaret ettiği savıyla yargılandı ve yeniden  mahkûm oldu. [6] Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi"..[3 ]

Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Bulgaristan sınırı yakınlarında Sazara köyü civarında öldürüldü. .[1] Kimi iddilara göre de Sabahhatin Ali bu köyün jandarma karakolunda öldürülmüştür. [4] daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Huduttan Bulgaristan’a kaçarken öldürüldüğü söylenmişti. Bulgaristan’a para karşılığı adam kaçıran komünist şebekeye mensup olduğu söylenen Ali Ertekin'in evinde yapılan araştırmada Sabahattin Ali’ye ait eşyalar bulunmuştu. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve bir takım kişiler tarafından Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştı.[5]

Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır.


Edebi kişiliği


1930’lu yıllarda öyküye gerçekçi ve yeni bir soluk getiren yazar, öykülerinde, tanımlamakta güçlük çektiğimiz kimi duyguları ustalıkla anlatır. İnsanın zavallılığını ve gücünü ayni sarsılmaz üslupla, zaman zaman masalsı ve destansı bir biçimde yansıtmayı başardı.. İlk romanı olan Kuyucaklı Yusuf, kasaba romanı örneği olarak da ilklik taşır. Yazar, romanında bir kasabanın toplumsal yapısını, aşk öyküsüyle süsleyerek verir. Kuyucaklı Yusuf’u izleyerek yayımlanan İçimizdeki Şeytan'da II. Dünya Savaşı öncesi İstanbul'da aydınlar arasındaki değişik yönlerde yapılan tartışmaları, Kürk Mantolu Madonna'da da bir aydının çevresi ve ailesiyle olan uyuşmazlığı, bu uyuşmazlığın nedenleri verilir.

Sanat gücünü daha çok, hikâyelerinde gösteren yazar Anadoludaki köy-kasaba hayatından aldığı acıklı konuları gerçekçi bir yöntemle işlemeyi başarmıştır. Kuvvetli doğa tasvirleriyle örülü; çok sert çizgili bu hikâyelere çarpıcı bir tragedya niteliği bulunmaktadır.  En tanınmış romanı olan ve uzun bir müddet okunması yasaklanmış bulunan 1937 yılında yayımladığı 'Kuyucaklı Yusuf' adlı ilk romanı Sabahattin Ali’nin Anadolu’nun ezilen, sömürülen insanlarının ıstıraplarını dile getirme amacıyla, yazılmıştır. Bu eser Modern Türk Romancılığında özgün bir yapıya sahiptir.

1940 yılında yayımlanan 'İçimdeki Şeytan' adlı romanıyla değindiği konular milliyetçi kesimin özellikle de Nihal Atsız’ın tepkisini çekmiştir. Atsız’ın kendisi hakkında yazdığı hakaret dolu yazıya dava açan Sabahattin Ali, yine aynı kesimin destekçilerinden aşırı tepki ve tehditler almış, davayı kazandığı halde tepkilerden ve tehditlerden kurtulamamıştır. .[2]

Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". .[2]

Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir.

Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir.

Sabahattin Ali, Varlık’ ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.




Romanları

  • Kuyucaklı Yusuf (1937)
  • İçimizdeki Şeytan (1940)
  • Kürk Mantolu Madonna (1942).

Derlemeler 

  • Markopaşa Yazıları ve Ötekiler (1998)
  • Çakıcı'nın İlk kurşunu (2002)
  • Mahkemelerde (2004)
  • Hep Genç Kalacağım (2008)

Öyküleri

  • Değirmen(1935)
  • Kağnı (1936)
  • Hanende Melek (1937)
  • Ses (1937)
  • Kağnı - Ses (1943 - İki Kitap Birlikte)
  • Yeni Dünya (1943)
  • Sırça Köşk (1947).
  • Kamyon
  • Bütün Öyküleri 1 (aralık 1997 -üç kitap birlikte Değirmen-Kağnı-Ses)
  • Bir Orman Hikayesi

Oyun

  • Zanaatkarlar (1936)

Çevirileri

  • Tarihte Garip Vakalar, Max Memmerich (1941)
  • Antigone, Sofokles (1942)
  • Minna Von Barnhelm, Lessing (1943)
  • Üç Romantik Hikaye, H. Von Kleist - A.V. Chamisso - E.T.A. Hoffmann (1944)
  • Fontamara, Ignazio Silone (1944)
  • Gyges Ve Yüzüğü, Fr. Hebbel (1944)
  • Yüzbaşının Kızı, A.S. Puşkin (1944) (Erol Güney ile birlikte)

Kaynakça

  • 1.Şahamettin Kuzucular, Cumhuriyet Dönemi Yazarları, edebiyadvesanatakademisi.com/
  • 2.birgun.net/culture_index.php?news
  • 3.wikipedia.org/wiki/Sabahattin_Ali
  • 4.milliyet.com.tr/her-tur-angutluk-icin-en-bicilmis-kaftan-tuzlayayim-da-kokma-sen-emi-deyimi/cetin-altan/yasam/yazardetay/05.02.2010/1195043/default.htm?ver=71
  • 6.Ayşe Hür, Bir başka ‘derin’ cinayetin anatomisi: Sabahattin Ali 7 7Olayıtaraf.com.tr/makale/363.htm
  • 8.alkislarlayasiyorum.com/icerik/15177/
  • 9. Sevengül Sönmez, A'dan Z'ye Sabahattin Ali, Yapı Kredi Yayınları, 2009,
  • 10.edebiyat portali
  • 11. ykykultur.com.tr/yazar/?id=55


 
Bu Edebiyat Türüne Yapılan Yorumlar
Bu edebiyat türüne henüz yorum yapılamış...
Yazıya Edebiyat Türüne Yaz
Yorum yazmak için üye girişi yapınız...