edebiyad Ve Sanat Akademisi
 

Üye Girişi

Duyurular
» Lüften Sitemize Uyduruk isimler ve Nıckler ile üye olmayınız. Bu tip üyelikler silineceğinden lütfen bizi uğraştırmayınız.

» Sitemize Üye olarak Belge Yollayabilir, Kaynak ve yazar adını kullanmak kaydıyla Yöneticilerimize başvurarak kopya alabilirisiniz

»  ESA'ya üye olmayan ve ESA ya katkıda bulunmayanların YAZI indirme talepleri karşılanmayacaktır. Emege Saygı Lütfen

» ARAMIZA YENİ KATILAN ÜYELERİMİZ:Edebî yâd ederek, edebiyat ve sanat için sağladığımız kaynaklarımız ve paylaşımlarımızla,ülkemiz kültür ve sanatı adına yola çıkan bu kervana katılmanız bizleri mutlu etmiştir. hedeflediğimiz her menzilde birlikte olabilmeyi temenni ederiz sevgilerimizle...

» ESA'nın Özgün ve Akademik Yazılarını çalan Kaynak ve Yazar adı vermeyen siteler ve şahıslara telif haklarıınca dava açılacaktır. Çaldığınız yazılarımızı silin.

İvazpaşazade Atayi ( Âli Çelebi),
Anasayfa - Edebiyat - Divan Şiiri ve Şairler
Genel Değerlendirme :
Yazan :Şahamettin Kuzucular.
21 Haziran 2012 Perşembe


ATAYİ (ivazpaşazade Âli Çelebi),


 Türk şair (öl. Bursa 1437). Murat ll'nin vezirlerinden Hacı ivaz Paşa'nın (öl. 1428) oğludur.
İvaz Paşa, Yıldırım Beyazıt'ın vezirlrinden birisidir. Söylentiye göre II Murat  bir kuşku yüzünden İvaz Paşa'nın gözlerine mil çektirmiş oğlu Ali Çelebi de o yüzden saraya yakın olmaktan imtina etmiştir.  Bir süre sonra saraya alınmak istenen Atayi babasının başına gelenler yüzünden bunu kabul etmemiş olmasına rağmen II. Murad'a "Güneş" redifli  bir kaside yazmış olması üzerinde düşünülecek bir olaydır. Belki de bu kaside babasının gözlerine mil çekilmeden önce yazılmış olmalıdır. Bu hadise üzerinde kuşku perdesi örten diğer bir husus İvazpaşa'nın Yıldırım Beyazıt devrinde de  vezir olarak sarayda bulunmuş olmasıdır. [1]

Ali Çelebei'nin  Latifi Tezkiresi’nde, Mevlid şairi Süleyman Çelebi'nin kardeşi olduğu yazılıdır. [2]Buna rağmen Latifi'nin verdiği bu bilgi diğer kaynaklar tarafından doğrulanmamıştır.  Diğer kaynaklar Ali Çelebi'nin İvaz Paşa'nın oğlu olduğu hususunda birleşmiş gözükmektedir. Ali Çelebi'nin şiirlerinden onun iyi bir eğitim gördüğü anlaşılmaktadır. Şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimelere yer vermesi Arapça ve Farsça'yı iyi bildiğini göstermektedir. Buna rağmen Çelebi olarak anlıyor olması medrese eğitimini tamamlamış olduğu fikrine bizi götürebilir. Çünkü medrese bitirenlere Efendi olarak hitap edilmesi, medrese eğitimini tamamlamadığı  kuşkusunu  doğurabilir. [3]

Şiirlerinde Arapça ve Farsça sözcükler de kullanmasına rağmen Ali Çelebi'nin Türki basit veya mahallileşme akımı denilen şiirleri Türkçe yazmak, şiirlerde atasözü ve deyimler kullanmakla ilgili divan şiir akımının ilk temsilcilerinden veya ilk uygulayıcılarından biri olduğu ortaya çıkmaktadır. Söz sanatlarını kullanmayı seven bir şair olarak gözüken Ali Çelebi şiirlerinde atasözlerine, deyimlere, mahalli ağzı ve konuşma diline yer vermeyi çok sevmektedir. Ali Çelebi'nin sıcak, samimi ve anlaşılır bir dili vardır.

En ünü şiiri II. Murat'a yazdığı Güneş adlı kasidesidir. Bu kasidesine Ahmet Paşa nazire yazmış dolayısı ile bu kasidesi ile Ahmet Paşa'yı bile etkilemiştir.  Ahmet Paşa'nın ünlü Güneş Kasidesi İvaz paşazade Atayi'nin aynı adlı şiirine nazire olarak yazılmıştır.

Tezkireci Sehi Bey İvazpaşazade Ali Çelebi'nin şiirlerini takdirle karşılamış, devrinin diğer şairleri de Ali Çelebi'den övgüyle söz etmişlerdir. Sehi Bey divan şiirinde atasözlerini ve deyimleri ilk kullanan şair olarak  Ali Çelebi'yi göstermektedir. ( Porf.Dr. Mine Mnegi, age 1977, shf, 122-123 ) Diğer kaynaklara ve şiirlerine baktığımız zaman Ali Çelebi'nin  divan şiirine  Türkçe unsurlar kazandırmaya çalışan bir şair olduğu ortaya çıkmaktadır. Ali Çelebi, gazel ve kadiseleriyle olduğu kadar tuygları ile de dikkati çeken bir şairdir. Tuyug türünün edebiyatımıza kök sağlamasında katkısı olan bir şairdir. 




. Şeyhinin en önemli izleyicisi sayılan Atayi, fars şairi Kemal-i Hucendi'nin de etkisi altında kaldı. Murat ll'ye sunduğu "güneş" redifli kasidesine Ahmet Paşa'nın nazire yazmasından çağdaşlarını etkilediği anlaşılıyor. Nazire dergilerinde, kaside, gazel ve tuyug yolunda yazılmış epey şiiri vardır. Sehi tezkiresindeki kayda göre, Türkçe gazelde atasözü kullanma geleneğini de Atayi başlatmıştır.  Ali Çelebi, Türkçenin ahengine, şiirlerinde söz sanatlrına ve sade bir şiir dili ile yazma çabasında olan bir şairdir.  Yazmış olduğunu bildiğimiz divan'ı vardır. Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, [4] eserinde Atayi hakkında bilgi veririken bu divandan da bahsetmiştir. Günümüz diline çevrilmeyen bu divanının kaybolduğuna veya günümüze ulaşmadığına dair bilgiler de bulunmaktadır. 

Vasi Mahir Kocatürk, 14 yy da yaşamış Ali adlı bir şairden söz eder.[5] Bu şairin hayatı hakkında hiç  bir bilgi vermeyen V.M.Kocatürk, bu şaire ait iki şiiri eserine almış  hayatı hakkında sadece Sehi Bey'den alıntı yaptığı " Şuarayı mütekaddimindendir" ifadesine yer vermiştir. İvazpaşazade Ali Çelebi'nin olduğunu düşündüğümüz bu yazı bir hayli uzun olmasına rağmen Ali Çelebi hakkında hemen hiç bir bilgi vermemektedir. Fakat bu eserdeki şiirlre baktığımız zaman şiirlerden haraeketle ve aynı yy içinde yaşamış olmaları münasebetiyle ismi sadece Ali olarak zikredilen bu şairin Ali Çelebi olabileceği ihtimalini düşünmek zorunda kalıyoruz.


V. M. Kocatürk'ün eserine alınan şiirler şu şekildedir.



 GAZEL

Ey sayesi saadeti kendi hümacığım
Bülbül nefesli tut-i şirin nevacığım

Mahbub-u mehlika,dil ü canım dileciği
Mas-uk-u can fezâ sanm-i dil rubacığım

Siminber-i semenber ü lale yanaklıcam
Kaddi savberi kamudan müntahacığım

Arzum özendiğim kamu vasılın hevasıdır
Yoktur dahi cihanda hevesle havacığım[6]


GAZEL 

Ermez elim ol yare veyli nideyim veyli
Doldu ciğerim yâre veyli n"ideyim veyli

Yandı dil-i can hayli yârin bize yok meyli
Döker bu gözüm seyli veyli n"ideyim veyli

Şol kıyma kara gözler kıya kıya çün gözler
Canıma salar közler, veyli n"ideyim veyli



  • [1] Porf.Dr. Mine Mnegi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara,1977, shf, 122-123
  • [2] http://www.edebiyatdefteri.gen.tr/anasayfa/yazigoster/15-YUZYIL-ANADOLU-SAHASI-TURK-EDEBIYATI-IVAZPASAZADE-ATAYI-HAYATI-VE-ESERLERI-DERS-NOTLARI
  • [3] Porf.Dr. Mine Mnegi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara,1977, shf, 122-123
  • [4] Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, C.1, İst. 1987, shf, 470
  • [5] Vasi Mahir Kocatürk, Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Yayınevi, Ankara, 1970, shf,134
  • [6] Vasi Mahir Kocatürk, Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Yayınevi, Ankara, 1970, shf,134


   

İLGİLİ SAYFALAR

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 


 
       Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.
Bu Edebiyat Türüne Yapılan Yorumlar
Bu edebiyat türüne henüz yorum yapılamış...
Yazıya Edebiyat Türüne Yorum Yaz
Yorum yazmak için üye girişi yapınız...