|
TÜM SANATLAR|| ETKİNLİKLER -
Kaybolan el sanatlarımız
|
|
Yazar alıntı- katkı
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 10:45 |
Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik, cicim zili, sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık, çinicilik, seramik-çömlek yapımcılığı, işlemecilik, oya yapımcılığı, deri işçiliği, müzik aletleri yapımcılığı, taş işçiliği, bakırcılık, sepetçilik, semercilik, maden işçiliği, keçe yapımcılığı, örmecilik, ahşap ve ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir.
Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hammaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.
Dokuma; eğirme veya başka yollarla iplik haline getirilerek veya elyafı birbirine değişik metotlarla tutturarak bir bütün meydana getirme yoluyla elde edilen her cins kumaş, örgü, döşemelik, halı, kilim, zili, cicim, keçe, kolonlar vb.\'dir.
Dokumacılık Anadolu\'da çok eskiden beri yapılagelen, çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.
|
|
Salı, 24 Ağustos 2010 15:52 tarihinde güncellendi |
|
TÜM SANATLAR|| ETKİNLİKLER -
Kaybolan el sanatlarımız
|
|
Yazar Değişik kaynaklard
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 09:16 |

Çadırcılık :
islamiyet öncesinde çadır türklerin atları sırtında taşıdıkları evleriydi. Göçer hayat yaşayan Türklerin evleri, obaları, şehirleri çadırlarıydı. Çadırların taşındığı veya üzerinde çadır kurulu olan yüksek arabaları vardı. Keçe, hayvan derileri veya dokumadan yaptıkları çadırların büyüğüne yurt denirdi. Yurt kelimesi günümüzde anlam genişlemesine uğrayarak vatan anlamına dönüşmüştür. Bu dönemde Eski Türklerin en önemli yaşam alanını çadırlar oluşturuyordu
İslamiyetin kabulü ile çadır geleneğinin yok olmadığını Hünkarların sefer , av veya eğlence törenleri için otağları tercih ettiği görülür. Yerleşik hayata geçememize rağmen çadır geleneği günümüze kadar devam etmiş 18 yy dan itibaren kısmen önemini yitirmeye başlamıştır. Her şeye rağmen çadır ve geleneği günümüzde de yaşam alanımızda varlığını sürdürebilmektedir..
Türk çadırları sınıfına dahil olan en gelişmiş çadır türü. Otağ-ı Hümayun adı verilen sultan çadırlarıdır.88 Padişahın sefer sırasında yatıp kalktığı başkumandanlık karargahı olarak kullandığı savaş divanının toplandığı gezici saray büyüklüğünde, pek çok daireden oluşan çok direkli kırmızı çadırdır.
|
|
Salı, 24 Ağustos 2010 15:52 tarihinde güncellendi |
|
|
TÜM SANATLAR|| ETKİNLİKLER -
Kaybolan el sanatlarımız
|
|
Yazar Değişik kaynaklard
|
|
Cumartesi, 06 Şubat 2010 10:40 |
YEMENİCİLİK
Harput\'ta geleneksel yöntem ve tekniklerle yapılan ayakkabılara yemeni adı verilir. Yemenicilik [ayakkabı yapımı]; Harput\'un ve son zamanlara kadar Elazığ\'ın en önemli geçim kaynaklarından birini oluştururdu. Eski Harput\'ta ve günümüz Elazığ’ ında halen yemeniciler çarşısı adıyla anılan bir çarşı bulunmaktadır. Günümüzde tamamen unutulmaya yüz tutmuş yemeniler, altı kösele, üstü ise deriden yapılmış olup, son derece sağlıklı ve kullanışlı ayakkabılardı. Bugün özellikle çevre köylerden yemeni yaptırmak için istek gelmesine rağmen, yemeni yapacak usta bulunmadığından bu talepler karşılanamamaktadır.
Sadece bir yemeni ustasının kaldığı yemeniciler çarşısında şimdi fabrikasyon ayakkabılar satılmakta, bazı eski ustalar da dükkanlarında ayakkabı tamiri ile birlikte kundura yapmaktadırlar. Yemenicilik sanatının unutulmaya başlamasının en büyük sebebi, yemeni yapımının zahmetli olması ve bu işe genç kalfa ve ustaların ilgi duymamasıdır. Ancak; Elazığ\'da yemeniciliğin unutulmasına karşılık kundura yapımı oldukça yaygındır.
|
|
Salı, 24 Ağustos 2010 15:52 tarihinde güncellendi |
|
TÜM SANATLAR|| ETKİNLİKLER -
Kaybolan el sanatlarımız
|
|
Yazar ÇEŞİTLİ KAYNAKLAR
|
|
Cumartesi, 06 Şubat 2010 10:15 |
EL SANATLARIMIZIN KATEGORİLERİ
Tezhip, hat, ebru, sedef, kakma,
Çini,Seramik,çanak, çömlek Altın,Gümüş,Metal,Telkari işleme Cam,vitray,çeşm i bülbül Minyatür Gravür, Resim Bezeme,Mozaik,Kalemişi Mermer,Lüle,Oltu,Taş, Bıçak,Kaşık,maden işçiliği Yemeni, Çarık,Cilt ,Kat’ı,Gölge
|
|
Salı, 24 Ağustos 2010 15:52 tarihinde güncellendi |
|