Duyurular
» 

» 

» Eski Esa Üyelerine Eski Esa'ya ve yazılarınıza bu linkten ulaşabilirsiniz http://www.bakiyorum.net/ ten şiirlerinizi de bulabileceksiniz

» ESA ÜYELERİNE SİNEMA DİZİ FİLM SENARYO DERSLERİ BAŞLIYOR

»  SENARYO DERSLERİMİZ DEVAM EDİYOR!!! http://www.edebiyadvesanatakademisi.com

FaceBook
Sami Yetik'in Hayatı ve Resim Sanatı
Anasayfa - Tüm Sanatlar - Ressamlar
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular Yazar :Kaynak, Dr. Tülin ÇORUHLU,
05 Şubat 2012 Pazar


Sami Yetik


(d. 1878 İstanbul ö. 1945 Türk ressam,


İlköğrenimini Şehzadebaşı Taş Mektep’te tamaladı. Çiçek Pazarı Rüştiyesi’nden sonra, Mülkiye İdadi’sinden, Kuleli Askeri İdadi’si (Kuleli Askeri Lisesi)’ne geçti. Resme olan ilgisi Kuleli Askeri İdadi’sine gelene kadar beğeni düzeyinde iken; Kuleli Askeri Lisesi’nde, arkadaşı Mehmet Ali Laga’nın tutku derecesinde resimler yapması üzerine o da resim yapma yönünde motive oldu. O dönemde okulda hoca olan Osman Nuri Paşa’nın teşviki ise motivasyonunu arttırdı. Kuleli’den sonra 1896 yılında girdiği Harbiye Mektebi’nde Hoca Ali Rıza’nın öğrencisi oldu. ( tr.wikipedia.org/wiki/Sami_Yetik) 1898’deki Harbiye mezuniyetinden sonraki dönemde Hoca Ali Rıza’nın yakın ilgisini gördü. Hoca Ali Rıza'yla Harbiye'de karşılaşması sanatına yön verecek olan önemli bir gelişme olmuştur.Hoca ile aralarındaki dostluk uzun yıllar devam edecek ve sanatçı onun ışıklı resimlerinden oldukça etkilenecektir. 




Girdiği sınav sonunda resim öğretmeni olarak atandığı Eyüp Baytar Askeri Rüştiyesi’ndeki görevinden sonra 1900 yılında resim öğrenimi görmek üzere Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girdi. 1906 yılında mezun oldu. Harbiye ve Kuleli’de bir dönem resim öğretmenliği yaptı. Koca Mustafa Paşa Askeri Rüştiye’sinde resim öğretmenliği yaparken; Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşanın izni ile Paris’e gitti.


İlk resim öğretmeni Hoca Ali Rıza olan sanatçının ilk Figür hocası ise İtalyan sanatçı Valeri’dir. Paris’te doğa gözlemine dayanan Empresyonizm’i devam ettiren Sami Yetik, 1908-1912 yıllarında Sanayi-i Nefise Mektebi’nden mezun olup; Avrupa’ya gönderilen İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Hikmet Onat, Nazmi Ziya Güran, Namık İsmail ve Hüseyin Avni Lifij gibi yurda dönüşlerinde Türk Resmi’nde ekol (Empresyonizm) yaratacak sanatçılar da vardı.


Avrupa’da 19. yüzyıl ortalarında ((1860-1870) beğeni bulan Empresyonizm akımının Türkiye temsilcisi her ne kadar Hüseyin Zekai Paşa ise de, Türkiye’de bu akım 1914 yılından sonra yayıldı. Paris’teki Akedemi Julian ve Ecole Pijieve’ye devam ederken Juan Paul Lauren’in atölyesinde de çalışan Sami Yetik, klasik ekolun etkisinden kurtularak Empresyonizmin heyecanına girdi.( tr.wikipedia.org/wiki/Sami_Yetik)




Yurda döndükten sonra Kuleli Askeri İdadisi'ne resim öğretmeni olarak atandı. Askeri okullarda resim öğretmenliği sırasında öğrencileri ile çok iyi ilişkiler kurarak başarılı ressamların yetişmesine neden oldu. O sadece bir ressam değil aynı zamanda Osmanlı Ordusunun bir subayı olmasınedeniyle, Balkan Savaşı'nda Edirne cephesinde görevlendirildi. Bu görevi sırasında İdadi yıllarından arkadaşı Mehmet Ali Laga'da onunla beraberdi. Bulgarlara tutsak düştü. Birinci Dünya savaşı sırasında Boğaz müstahkem mevkiinde görev yaptığı sırada yakından izlediği savaş sahnelerini resimlerine konu yaptı. ( edebiyatsanat.com/yabanci-ressamlar)


Edirne'nin düşmesi sonucu sanatçı Bulgarlar'a esir düştü. Sofya'da esaret altında kaldı. Balkan savaşı sırasında Edirne'de yaşayan asker ressam Hasan Rıza ile son gecede birlikte oldu. Bulgarlar tarafından haince öldürülerek şehit edilen Hasan Rıza'nın dağılarak yağlamalanan atölyesine sahip çıktı ve şehit ressama ait resimlerin bir kısmının Viyana müzelerinde yer almasına sebep oldu. Esareti sırasında Bulgar ressamlar ile ilişkiler kurdu. Esaretten kurtulduktan sonra I. Dünya Savaşı yıllarında Boğazlar Müstahkem Mevkiinde görev aldı. Katıldığı bu savaşlar sırasında bir yandan ateş hattında görev alırken, diğer yandan fırsat buldukça resim yapmaya, etüd ve eskiz çizmeye etti. Bu yıllarda meydana getirdiği etüdler, çalışmalarına kaynak teşkil ettiğinden daha sonra yaptığı büyük kompozisyonlarının temelini oluşturdu..


Türk Resim Sanatında 1914 yılından itibaren büyük bir uyanış başladı. Bu sanat hareketinde 1914 kuşağı ya da Çallı Kuşağı olarak Sanat Tarihimize geçen sanatçı grubunun başını kendisi ve Ali Sami Boyar, Hikmet Onat, İbrahim Çallı, Ali Cemal, Namık İsmail, Nazmi Ziya Güran, Feyhaman Duran, Hüseyin Avni Lifij gibi arkadaşları çekti. Şişli'de kurdukları bir atölyede daha çok büyük boy savaş resimleri yaparak Viyana ve Berlin'de Osmanlı Muharebe Resimleri sergisi planlandı. Kısa sürede hazırlanan eserler Viyana'ya götürüldü. 1918 yılında Viyana Üniversitesi salonlarında sergi açıldı. Türk ve yabancı protokolün açılışa katıldığı sergi Türkiye sanat çevrelerinde duyuruldu. Dönemin gazete ve magazin dergilerinde yer aldı.

Sami Yetik askeri konularda olduğu kadar peyzaj, natürmort ve portrelerinde de başarılı oldu. [[1933] yılına kadar resim öğretmenliğinin yanı sıra, Türk ordusuna subay olarak hizmet vererek emekli oldu.

Ressamlarımız adlı iki ciltlik kitabı 1940 yılında yayımlandı. 1945 yılında kurulan Asker Ressamlar cemiyeti’nin de ilk üyesi olan sanatçı aynı yıl, ardında çok sayıda başyapıt denebilecek eser bırakarak öldü.


SAMİ YETİK'İN YAZARLIĞI 


Sanatçı 1933 yılına kadar hem resim öğretmeni, hem de subay olarak Türk ordusuna hizmet vermiş ve Binbaşılık rütbesinden emekli olmuştur. Ancak yaşamının sonuna kadar gerek sanatını gerekse yazarlığını devam ettirmiştir. İki cilt olarak hazırlamış olduğu Ressamlarımız adlı kitabın birinci cildi 1940 yılında yayımlanmıştır. Bu arada Türk Ressamlar Cemiyeti Dergisi'nde de birçok makale yayınlanmıştır. ( Dr. Tülin ÇORUHLU, Ünlü Ressamlarımız: Sami Yetik, antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp) Bu kitap ve yazılarında elliye yakın asker ressamın yaşamöyküleri ve sanatçı kişilikleri üstüne bilgi verdi. 


1914 kuşağı sanatçıları, çağdaş Türk resim tarihi içinde Şişli Atölyesi olarak bilinen ve Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın isteği ile Viyana ve Berlin Sergileri için konusu savaş ve kahramanlık olan resimler yaptırmak amacıyla Şişli’de açılan atölyede de çalıştılar. Cumhuriyet döneminde de etkinlikleri süren bu sanatçılar, toplumsal konulu eserler yanında Atatürk ve devrimlere bağlılığı konu alan resimler de yaptılar. Aralarında eğitimci yönleri bulunanlar ise Cumhuriyet dönemi resim sanatçılarının yetişmesinde önemli rol oynadılar. Sami Yetik de bu ressamlarımız arasındaydı. 
( http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/116-calli_kusagi__ressamlari_tablolari.html) 



SAMİ YETİK'İN RESİM SANATI VE RESSAM KİŞİLİĞİ


Sami Yetik'in 67 yıllık yaşamı içerisinde, Askeri lise öğrenciliğinden itibaren başlayan resim çalışmalarının sayısı henüz tespit edilmiş değildir. Sanatçının resimleri müze ve özel koleksiyonları zenginleştirilmiştir.Zaten asker kökenli olan ressam Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı'na katıldıktan sonra savaş konulu resimlere yönelir. "1917'de Celal Esat Arseven'in girişimiyle İstihbarat Dairesi Reisi Seyfi Paşa'nın desteğiyle açılan "Şişli Atölyesi'nde" ibrahim Çallı, Hikmet Onat, Namık İsmail, Ali Sami Boyar ile birlikte görev almıştır:"


Sanatçının Balkan Savaşı'nda çalıştığı eskizlerinin etkisi, bu atölyede gerçekleştirdiği savaş ve kahramanlık konulu resimlerinde coşkun bir ruhla ve gerçekçi bir ifadeyle kendini gösterir. Kurtuluş Savaşı, cephane taşıyan köylü kadınlar, savaşta Türk askerleri gibi konuları resmettiği bu çalışmalarının hemen hepsi çok büyük boyutlu tablolardır ve çoğu bugün Askeri Müze, Resim-Heykel Müzesi ve Dolmabahçe Müzesi koleksiyonlarında yer almaktadır. İfadeyi vermeye yönelik romantik bir dışavurumun yoğunlaştığı bu resimlerde kalabalık figürlerin yerleştirilişi, açık koyu dengeleri ve arka plana yerleştirdiği mimari kalıntı ya da manzara öğeleri ile de klasik bir yoruma yaklaşır. ( meleklermekani.com/turk-ressamlar/107435-sami-yetik-hakkinda) 
 


Askeri Müze'deki resimlerden bir tanesi (Envanter 7955) Hanım Sultanlardan Berrar Prensesi Dürü Şehvar tarafından 25.5.1953 tarihinde müzeye hediye edilmiştir. Bir diğeri (Envanter 8490) 1965 yılından önce İstanbul Devlet Resim Heykel Müzesi'nde iken henüz tespit edemediğimiz bir şekilde ve tarihte Askeri Müze'ye getirilmiştir. Diğer resimlerin ise Askeri Müze'ye gelişi ile ilgili bir kayda rastlanmamıştır. I. Dünya Savaşı ile İstiklal Savaşı döneminde rastlanmaktadır. Sanatçının Askeri Müze'de bulunan söz konusu eserleri de aynı yıllarda yapılmıştır ve hepsi sanatçının tarihli imzasını taşımaktadır.( Dr. Tülin ÇORUHLU, Ünlü Ressamlarımız: Sami Yetik, antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp) 


Sami Yetik'in resimlerinde en çok sevdiği konu Kurtuluş Savaşı'dır. Sanatçı bu konuyu genellikle büyük boyutlu tuvallere işlemiştir. Kurtuluş Savaşı ile ilgili kompozisyonlarında efeler, milisler, geri hizmetindeki kadınlar ve kağnılar topyekun bir milli mücadelenin ayrılmaz parçasıdır. Tahta tekerlekli kağnılar Sami Yetik'in sevdiği bir konudur. Bu resimde karlarla kaplı bir yolda bitkin yaralılar ve askerler ile onları taşıyan kağnıları çeken yorgun hayvanlar resmedilmiştir. Yerlerde eriyen karlar arasından kısmen görünen toprak parçaları ve gökyüzünün parlaklığı yorgun savaşçıları yaşama bağlayan tek unsurdur. ( Dr. Tülin ÇORUHLU, a.g.y) Özellikle Kurtuluş Savaşı'nı konu alan figürlü kompozisyonlarında, savaşın dramatik etkisini, kendine özgü bir renk anlayışı içinde yansıttı. Eski Ankara'yı, insanları ve peyzajıyla işlediği resimlerindeyse, yöresel bir sanatçı anlayışı içinde ça­lıştı. Celal Esat Arseven, onun sanat anlayışım anlatırken, "asabi fırça vuruşlarıyla ifade ettiği sahneler"den söz eder.


Sami Yetik çok az sayıda portre çalışmıştır. Onun üslubunun gelişim evrelerini  İstanbul, Ankara, Bursa ve Edirne  manzaralarındananlaşılır. Bu resimlerde geniş ve keyfi fırça vuruşları, kalın boya dokusuyla ve renklerinin kurgusuyla lekeci bir yoruma ulaşmıştır. ( http://www.tualimforum.com/turk-ressamlarin-biyografileri-)Gerçekten de Sami Yetik'in, ilk bakışta konuya ağırlık verdiği iz­lenimi yaratan resimleri, yaşadığı döneme göre serbest sayılabilecek fırça tuşlarının yer aldığı rahat ve zorlamasız bir anlatının ürünleridir. İbrahim Çallı ve arkadaşlarının, Türk resmi­ne "geç izlenimci" bir anlayışı getir­dikleri tarihten biraz önce Sami Yetik, Avrupa'da görmüş olduğu akademik sanat anlayışım aşabilen ve sanat di­siplinini her şeyin önünde gören, kom­pozisyon türünde ağırlık kazanan bir sanat beğenisini uygulamıştır. ( edebiyatsanat.com/yabanci-ressamlar) 


Sami Yetik hiç kişisel sergi açmamış yapıtlarını her yıl gerçekleşen geleneksel Galatasaray ve Ankara sergileri'nde izleyicisine sunmuştur. 



Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com




KAYNAKÇA


  • Dr. Tülin ÇORUHLU, Ünlü Ressamlarımız: Sami Yetik, antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp
  • meleklermekani.com/turk-ressamlar/107435-sami-yetik-hakkinda.html
  • http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/116-calli_kusagi__ressamlari_tablolari.html 
  • http://www.tualimforum.com/turk-ressamlarin-biyografileri-
  • edebiyatsanat.com/yabanci-ressamlar




Ali Sami Yetik: Kağnı











Ali Sami Yetik: Natürmont







Bu Yazıya Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılamış...
Yazıya Yorum Yaz
Yorum yazmak için üye girişi yapınız...